Saat gece on,iki,nin yarısı.
Kanımızı emdi tahta kurusu.
Yatamıyor levazımın ordusu.
Ölsem gene gelmem tahta kurusu
Nasıl çıktın iki katlı ranzaya.
YİGİDİ CAHİL ÖLDÜRÜR
Yigidi cahil öldürür.
ne ondurur ne güldürür.
açan her gülü soldurur.
depremgibi yıkar gider.
Yeşil bahçeleri çökmüş üstüne,
Eski yaylalara gerek kalmamış,
İşlenmiş dağları yeşil nakışa,
Yöreye güzellik sunar Yahyalı.
Fındıklının suyu çıkar yukardan,
SEVDİĞİM
Bekledim ğülleri açacak diye
gönül bahcemizde kokacak diye
aşkıma sevgiyi sunacak diye
günler oldu açmıyor ki sevdiğim
Yeşerttiğim bağlar yanmış tükenmiş,
Açık kapılara kilit eklenmiş,
Sevdiğim dostlara dertler yüklenmiş,
Yaban olmuş gayrı oy bizim eller.
Geçtiğim yollara surlar örülmüş,
Yamaç dağlarını duman bürünmüş,
Büyükten küçüğe göçe sürülmüş,
Talan olmuş gayrı oy bizim eller.
Tükenmiş yiğitler solmuş yorulmuş,
Eski yaylalara evler kurulmuş,
Kanber’lere kara toprak sarılmış,
Yalan olmuş gayrı oy bizim eller.
Kanber GÜRBÜZDAL
Sazı dertli çalan sözü bal eder,
Sözden ilham alan dostluğu güder,
Hak yolunu bulan insanı sever,
Cahilin sohbeti sözü yitirir.
Kamil olan derviş doğruyu söyler,
Sevgiyi bulanlar cenneti neyler,
Aşk ile dolanlar gönlünü eyler,
Çirkinin Bakışı yüzü yitirir.
Gönlü tok olanlar engine bakar,
Özünü bulanlar gül açıp kokar,
İlime dalanlar kemliği yıkar,
Yobazın bakışı gözü yitirir.
Kanberi bilenler doğruyu yazar,
İkilik güdenler cihanı bozar,
Edep almayanlar yolundan azar,
Kulun kul yakışı bizi bitirir.
Kanber GÜRBÜZDAL
Beserektir namı geçer yörede.
Göl kurusunda avren derede.
Gürlevik suyunda yayla yerinde.
Sözü buradan gelir Hüyük alanın.
Devrani,si çoktur şükrü dedesi.
Hazreti Ali Şahımız,
Hacı Bektaş dergâhımız,
Sevgi büyük silahımız,
İşte bizim örneğimiz.
Yunus Emre cananımız,
Kerbela’da imamımız,
Pir Sultan’dır Haydar’ımız,
İşte bizim örneğimiz.
Evliyalar rehberimiz,
Birlik söyler cemlerimiz,
Ayrım yapmaz dilerimiz,
İşte bizim örneğimiz.
Sevgi söyler ozanımız,
Birlik diler yollarımız,
Aydınlıktır nurlarımız,
İşte bizim örneğimiz.
Güzellikte Kanber’imiz,
İlim yolunda hepimiz,
Atatürk’tür önderimiz,
İşte bizim örneğimiz.
Kanber GÜRBÜZDAL
Kırkların deminden badeler içtim,
Ulu bir divana geldim erenler.
Horasan boyunu sürdüm de geçtim,
Ulu bir divana geldim erenler.
Edep kazanında kaynadım piştim,
Hurdacı elinden sarrafa düştüm,
Kirli pazarından çağlayıp taştım,
Ulu bir divana geldim erenler.
İrfan meclisinde dara çekildim,
İkrar vergisinde kora döküldüm,
Gönül hırkasında kesip biçildim,
Ulu bir divana geldim erenler.
Hünkar kapısına niyaz eyledim,
Kanber oldum gezdim deyiş söyledim,
Sevgi deryasında umman boyladım,
Ulu bir divana geldim erenler.
Kanber GÜRBÜZDAL
Aradım durdum Kabe’yi
Gördüm insanın yüzünde
Doğu batıyı kıbleyi
Gördüm insanın izinde
Dolaştım buldum cenneti
Dünyada varı nimeti
Hak bildiğim kerameti
Gördüm insanın sözünde
Düşündüm girdim sorguya
Okudum vardım doğruya
Ulaştım yüce tanrıya
Gördüm insanın özünde
Buldum eriştim divana
Azrail melek şeytana
Kanberi salan talana
Gördüm toprağın yüzünde
Kanber GÜRBÜZDAL




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!