Sene ikibiniki mevsimlerden sonbahar
Eğilip kaldı arza, kalkmaz oldu başımız
Ölüm denen hançeri, nasıl da sapladılar
Yürek, yürek çağladı, dinmez oldu yaşımız
Bir yaşamın ardından, kapanırken perdeler
Hüzünlü yıllarım bitsin diyorum
Bir sıcak yürek için haykırıyorum
Gelmedi gelmeyecek ki biliyorum
İhlaslı gönüllerden dua diliyorum
Ruhumda gezinir ince bir sızı
Bilemem bir türlü baharı yazı
Böyle mi yakışır bütün cihana
Alev alev alemi yakan kırmızı
Bu küçücük inciyi, bir tanıyalım hele
Sanılmasın boş yere, dolaşır dilden dile
Yaşam kaynağıdır o, bezenmiş kudret ile
Ondan alır gıdayı, yaban hayatı bile
Kâh Kachanaka denmiş, kâh çalı meyvesi
El ele tutuşup aşın yolları
Kaldırın semaya mutlu kolları
Mazide bırakıp yorgun yılları
Sevgiyle yeşertin kuru dalları
Neşeyle yaşayın bir ömür boyu
Seni görmek ne güzel diyip büyüledi
İlk kez elini uzatarak hoş geldin dedi
O an sandım ki elim asumana değdi
Yaşanan rüya mıydı bilmiyorum neydi?
Sen ki inanç dolusun içinde sönmeyen har
Elbette sarar bendini özlediğin o ılık bahar
Kapatsa yolunu koca dağlar metrelerce kar
Hiç buna sesiz kalır mı yokları var eden yar
Yine akşam oldu karanlık çöktü
Bakışlarım halâ pencerelerde
Sensizlik nasıl da boynumu büktü
Tükeniyorum ben bu gecelerde
Aşkınla kalbimde kandiller yaktım
Damarlarımda kanım, bedenimdeki canım
Taşı toprağı tarih, benim cennet vatanım
Bitmez huzur kaynağım, tükenmez heyecanım
Sensizliğe yaşamak, denilir mi Türkiye’m
Erişilmez coşkunun, hazların diyarısın
Boşa geçti yıllar her şey yalandı
Bilmem deli gönül neye inandı?
Meğer koca ömür küçük bir andı
Gözlerimde fer yok ufkum da yandı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!