Akşamın hüznündeyim, içimde derin sızı
Bakışlarım yalvarır, kaldırım taşlarına
Bahtımı yere sermiş, anlımdaki bu yazı
Kaderimle dargınım, ümidim yok yarına
Okunmamış romanım, ne bir harf ne de hece
Sana satır dökülmez kalemler gelse dile
Uğrunda hiç sayılır, yaşanan bin bir çile
Ne şirin ne de aslı, bence Leylayı bile
Kıskandıracak kadar, güzelsin sen ey kadın
Çöllerde yol arayan, takılıp kalır kuma
Bu güzel vatanı yakıp yıkmadan
Emin adımlarla yürü gençliğim
Alkol ile savaş asla bıkmadan
Budur aydınlığın yolu gençliğim
Şu uyuşturucu denen azgın canavar
Çiçekler içindeki nadide çiçek
Yüreğimde büyüyen hülyalı bebek
Gizli bahçelerimde saklı kelebek
Gün gelir de, yoluma konar mısın?
Gezindiğin yerlerin mührü izlerin
Ey gürül gürül akan hoyrat ırmak
Sensiz alem ıssız gönüller kurak
Kesif karanlıkları usulca yırtarak
Bir gece süzülüp gel ruhuma ak
Grileşen dünyama mavilikler bırak
Ahım sığmaz olmuş ne kağıda ne de söze
Ruhumdaki duygular imge kurar dize dize
Koşuyorum yarlardan varmak için bir düze
Oysa kadehlerde zehir sunmuş hayat bize
Kabus gibi ruhumda zifir katran geceler
Hani nerde sevgiler benim bildiğim eceler
Yorar durur aklımı çözümsüz bilmeceler
Yalanmış meğer yalan dudaklarda heceler
Ölümden önce yaşarken ölmemeliydim
Sene ikibiniki mevsimlerden sonbahar
Eğilip kaldı arza, kalkmaz oldu başımız
Ölüm denen hançeri, nasıl da sapladılar
Yürek, yürek çağladı, dinmez oldu yaşımız
Bir yaşamın ardından, kapanırken perdeler
Hüzünlü yıllarım bitsin diyorum
Bir sıcak yürek için haykırıyorum
Gelmedi gelmeyecek ki biliyorum
İhlaslı gönüllerden dua diliyorum
Yıllardır ardımdan hep gülüyorsun
Sevgiye inanmam asla diyorsun
Kendini boş yere avutuyorsun
Kalbini kalbime çaldıracağım
Gözlerin baksa da bana nefretle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!