Unuttun verdiğin boş yeminleri
Maziye gömdün hep güzel günleri
Yıllarca bekledim dönmedin geri
Acırım ömrümün sensizliğine
Aklımda kördüğüm verdiğin sözler
On dokuz kilometre Yomra dere yukarı
Yol boyu yavaş, yavaş aştıkça ufukları
Tutmaya ramak kala gökteki bulutları (!)
Benim şirin köyümün belirir hudutları
Bir an bile geçilmez taşından toprağından
Bir sabah düşündüm seni gizlice
Anılar içinden biri bir seçtim de
Ne haldedir diye sordum kendime
Hayalini yudum, yudum içtim de
Ansızın terk edip gidişin neden
Ayrılığı çözüm sanma
Gözlerinde yaşlar dinmez
Her şey gelip geçer amma
Aşkın izi silinmez
Mevsimler hep akıp gider
Yetmez mi verdiğin yüzlerce çile
Efkârımla sarhoş geceler bile
Ömrüme sığmayan bu sevda ile
Önünde diz çöken divaneyim ben
İrem'in bağını gönlüm ne yapsın?
Akşamın hüznündeyim, içimde derin sızı
Bakışlarım yalvarır, kaldırım taşlarına
Bahtımı yere sermiş, anlımdaki bu yazı
Kaderimle dargınım, ümidim yok yarına
Okunmamış romanım, ne bir harf ne de hece
Bu güzel vatanı yakıp yıkmadan
Emin adımlarla yürü gençliğim
Alkol ile savaş asla bıkmadan
Budur aydınlığın yolu gençliğim
Şu uyuşturucu denen azgın canavar
Yıllardır ardımdan hep gülüyorsun
Sevgiye inanmam asla diyorsun
Kendini boş yere avutuyorsun
Kalbini kalbime çaldıracağım
Gözlerin baksa da bana nefretle
Gönlümde aşkın acısı dindi
Unuttum artık o vefasız kimdi?
Boş yere dön diye yalvarma şimdi
Dönemem sevgilim yollarım kördüğüm
Geçmişten ne varsa hepsini sildin
İlme giden yollar seninle başlar
Seninle yaz olur en kara kışlar
Sanadır kalplerde bütün alkışlar
Seni nasıl anlatsam canım öğretmenim
Ummana dökülsen sığmaz taşarsın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!