Sıraladık günleri
Günler sıra sıra
Önümüzden geldi geçti
Biz bakar iken öylecene
Sıramızı savdık geçti
Burada eylemler var,
Eylemlerin içinde gözler,
Gözlemler içinde
Ve o siyah masa:
Yokluk onun içinde!
Yine geldiler
Kopup da dilim dilim
Bir güz ıslaklığından
Gökkuşağının o turuncu kızları
Mor ağızlarında kan pıhtıları
Geldiler
Siz
Geçmişe giden yolcular
Gözleri kapalı
Gölgesiz siyah düzlemler üzerinde:
İki boyut
Bir de zaman
Ben ne diyebilirim ki size
Siz gözleri uzaydan
Ruhu tanrıdan kopmuş
Dünyanın dibi kadar aç,
Yalçın kayalar kadar susuz
Siz tutsak, siz çıplak
Son anında ne gördün
Son duyuşun neydi
Bir ömrün son noktası
Son gizem, son ses
Son öykü, son acı
Son salise
Hep bu son ekler mi yazgıya
Son ümitler kapısı
Alında son çizgiler
Yaşamda son çizik...
Sanki bu bir son
Son mu bu?
Durdur şunu ne olur
Söyle ona sözlerin yetmediği
Duygu gözleri
İç bakışlar
Son sözümü sana yazardım sevdiğim
Son bir sözüm kalsaydı
Gecenin ışığıyla eğer
Umutlar yaşasaydı
Tanrı, doğa ve yer yer
Çitlembikler
Soyut sonsuzluklar mı gerek bana
Külleri mi düşlerin
Bir buruk itimat bellekte
Yalvar yakar gidiyor.
Çağıl çağlayanlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!