Tarihimiz çile gibi ellerde,
Sarıyorlar yumak yumak gardaşım.
Büyük Sultan kötü düşmüş dillere,
Parça parça diliyorlar gardaşım.
Başı duman başı karlı dağ idi,
Bir hal geldi bu çileli başıma,
Gönül yaprağıma yel değdi geçti,
Bir el sanki zehir kattı aşıma,
Yaralı sineme el değdi geçti.
Gece geç vakitti seher değildi,
Kırkı aştım talan gelir,
Viran olmuş bağ gibiyim,
Yaş gözüme dolar gelir,
Kenar kalmış ağ gibiyim
Elbiseler dik durmuyor,
Gönül dağım kar borandır bu gece,
Sesleniyom sesim duyan olmuyor,
Yürüdüğüm yolun sonu bilmece,
Soruyorum cevap veren olmuyor.
Kader mi talih mi düş mü bilmiyom,
Gönlümün arzusunu söyleyemem dilimle
Sevgi saçan gözlerin kapanır bahtım gibi
Açılsa kalbinden şu kalbime bir pencere
Alsa ruhum içine ateşten çember gibi.
Dilimi lal eden bir lisanı püryan olsa,
GÖR HELE HELE
Kendini zamansız, dile düşürdün,
Gönül hele hele, yâr hele hele,
Kalbini koparıp, küle düşürdün,
Bu işte bir hayır, gör hele hele.
Dün seni gördüm,
Özlemiştim gözlerini,
Bakışlarını,
Gözlerine baktım,
Manasızdı, ürkekti,
Nice insan gördüm, bağrı yaralı
Gurbetin kahrını sırtlamış gider,
Nice dertler gördüm tek tek sıralı,
Garipler hanesin yoklamış gider.
Yoksulsa insanın müşküldür hali,
Güvenme gençliğin cazibesine,
Anında tuş eder devirir seni,
Aldanma dünyanın şan şöhretine,
Salar ateşine kül eder seni.
Dili zar olana Mecnun demişler,
Rab’bi tarif eder güzel isimler,
İrem Esma ile gülü resimler,
Onlarla güzeldir bütün mevsimler,
Her mevsim gül açsın bağı İrem’in.
Dedesi ayırtmaz Esmayı İrem’den,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!