Karanlık bir oda, kulağım kapıda, kapıyı çalıyor mumun gölgesi
ciğerimde bir iz, bide gel sen çiz, yarası mı mazinin bağıran sesi
Kalem mi kağıda, dönmüş ağıda, mürekkepte matem yakıyor bizi
Bir adam var orda, sıkışmış aynada, kendine dargın bakıyor gibi
karşıma çıkmaz, yüzünü kapatmaz, tuzağına düşmüş, ceylan gibi
Hedef karşıda, ceylan odada, ulaşır mı bilmem ulaşmaz gibi
Sırtımda ki kambur, çeliği kurutur , pişmanlık mı çuval Üzüyor gibi
Suskunluklarım çığlık, dar görüşlü sığlık, ruhumun söküğü kanıyor gibi
Nakarat
Hayat bir servet gergin ve ince
Ruhumun ipleri kopuyor gidince
İğne ucunda sıktığım hayal
Dikişi bıraktı elini çekince
Zamana çark et, döndü mü terk et, öğütür umutlar
Kalan günleri
Griye boyandık, bulutla yıkandık, masmavi göğü kelebekler yedi
Kimseye sorma, iyiye mi yorma, herkesin derdi kendisini gerdi
Tüm vicdanlar esir, düşenlerse zehir, nefisler kömürden
Cehennemi yedi
Bu yanımda bahar, bir haftalık kadar, kışlarda çok uzun
Öldürecek kadar
hayat denilen şey, ertelenmez bir şey, kaşla göz arası bir mermi kadar
İşledikçe kırar, ellerini yakar, parmakların ucu
Bedenini yakar
Üstü kirlenmiş, Zafer mi yenilmiş, yıkılmayan gerçek üzerine sinmiş
Eski bir zarfta, çürümüş sandıkta, sararanda benim durup yaşayan da
Uykusuzmuş gece, tam binbir gece, uykuları bölen, ölümlerden önce
Servet diksiyon, kasnak aksiyon, gerilim sıkışmış, şu kalp tansiyon
Bu sessiz kavgada, tamda ortada, talibime Talib
Kalmam sanada
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 21:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!