Kaldırımlar, muaf mutluluklara
Kaldırımlar, gülümsemeye seferi
Kaldırımlar, parçalıyor güneşi
Kaldırıma çöken çocukların
Harçlıkları ceplerinden düşer
Kimi içer bir sigara, kimi koşar annesine
Kaldırımdan geçen şuh kadınlar
Kayar hayalleri topuklu ayakkabısından
Kaldırıma düşmüş bir gül
Taşlara yazılmıştır acı hikayesi
Bir adamın sırtından düşen ter
Taşıdığı yük sızlatıyor kemiklerini
İçin- için ağlamanın rengindeki kız
Sütü bozuk bir çocukta kalır aklı
Bir teyzenin dilinde duasıyla geçerken
Teğet geçmiyor küfür gencin ağzından
Kaldırımlar günahı tırnaklıyor
Karanlıkta düşüp kalkan bir köpeğin
Azgın ruhundan dökülüyor salyaları
Isırmasın mı bu taşlar, küçük kızın kurdelesini ?
Uçmasın burada balonlar
Eğilme bakma günahı emzirdiği çukura
Kaldırımlarda dikenler doğurulur
Doğar karanlık bir yüzle utanmaz kimseden
Dirilmez yine bakar aynasına
Buruşuk zamanın saçlarını tarar…
Kaldırımda oturur yaşlı bir adam
Sayar burada gördüğü hikayeleri
Tövbesi tutmamış taşlar saplar bağrını
Acır da canı, gözyaşı dökmez…
Yasemin Tanık
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 12:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!