Kaldırım
Sabah güneş doğar diye beklerken gökyüzü griydi
Belki anlatırdı bana rengini, bu günün kara acılı olacağını
Yolda yavaş yavaş gidiyorum
Yürüdükçe yol dans ediyor sanki,
Sağında solunda eski binalar sesleniyor. dikkat et, yıkılmış bina önleri köstebek çukurları gibi
Yanımdan gecen arabanın eğsoz dumanı dağılır
Derin nefes almak istemem
Çöp konteynerından gelen mayhoş pis kokular sokağı kaplar
Komşunun selamı kahkahası yankılanır kulaklarımda
Nereye gidiyorsun
Sorarken ben usulca yürürüm
Rüzgâr dokunur yavaşca yüzüme,
Bir ses duyarım, adımı fısıldayan.
Dönerim, kimse yok…
Yalnızlığım ve sıkıca sarılan
Kaldırım taşları
Ağırlık çöktü omuzlarıma
Kaldırım üstünde cukurlar, logar kapaklarının dengesiz yerleşimi
Çiçeklenen Akasya ağaçı yan Bahçede
İçtiği suyu kusmuş gibi
Kaldırım kenarları yosun tutmuş ayaklarım kayar sanki ucuşa geçtim
Parke taşlarında açıldı gözüm
Şişen bileğiyimle gözlerimden akan yaşlar kimse görmez
Yağmur damla damla yağıyor
gözlerime sanki eşlik ediyor
Kaldırımlar şahidimdir, korkuyorum yürümeye
Canım yanıyor.
Ağrı sızıda kaybolurken,
Göz yaşlarım beni dinler....
Ağaçın yanına ızdırap olur siner yüreğime.
Yürüdükçe geçmiş gelir, çöker gözlerime,
Hatıralar peşimde gelir sessiz.
Sanki kaldırım taşları bilir içimdeki fırtınayı
Adımlarımı saklar mı izlerim kaybolsun,
Kimse bilmesin nerede düştüm, nerede sustum.
Bir ben kalayım gündüz, bir de acım
Ve içimde büyüyen o tarifsiz yorgunluk
Ben kaybolmuş yolcuyum ağrıyla kendi içimde,
Sen bitmeyen bir yolsun uzar durursun üsküdar kaldırımlarında....
...... Zeynep Saylan.....
Zeynep SaylanKayıt Tarihi : 7.04.2026 00:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!