Aşk, sana da aşk olsun…
Aşka düşüyorum, sen diye.
Senin düştüğün yerlerde
bir bahar gibi filizlenebilir miyim,
kırık bir dalın ucunda umut olur gibi?
İznin var mı
bir kalp kadar ferahlığına,
göğsümde esen rüzgârı sana bırakmaya?
Bir kez sarılsam,
zamanın bile çözülüp omuzlarımızdan
yavaşça döküldüğü bir an gibi,
hiç bırakmasam…
Yağmurdan sonra
toprak kokusu gibi değil artık;
sen, içimde
ilk kez denizi gören bir çocuğun şaşkınlığısın.
Kaç adımda, kaç atışta
güneşe gülümsetirsin beni,
karanlığa inat yanan bir mum gibi?
Ben sana alıştım, ne olur…
bir şehrin ışıklarına alışır gibi geceye,
bir kuşun göğe mecburiyeti gibi sana.
İmkânsız mı kılıyorsun,
yoksa esirgiyor musun kendini benden,
kapısını aralık bırakıp
içeri hiç almayan bir ev gibi?
Kayıt Tarihi : 7.04.2026 23:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!