Gidişin bir ses odadan ayrıldı, ne kapı çarpması, ne veda sadece sessizlik, ama dolu, seninle dolu, acıyla dolu.
Masada iki fincan izin var var, birini sen içtin, birini ben. Hangisini bilmiyorum artık, ikisi de soğudu, ikisi de ben.
Özlem tuhaf bir şey ,seni aramıyor bile, sadece oturuyor yanıma ve yüzüme başlıyor.
Gidebilirdin başka türlü, yöntemlerle, usulca, az acıyla. Ama sen hep tam zamanında geldin ve gittin yağmur gibi.
Ben pencerede kaldım, ıslandım yine de.
Dağların dorukları dumanlı olur
Geriye dönmez savaşçılar...
Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz
Devamını Oku
Geriye dönmez savaşçılar...
Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta