KAHVE BAHANE
Deli gönlüm ne kahve ister ne kahvehane
Deli gönlüm sohbet ister kahve bahane
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı varsa
Söz düğümüm çözülür boşalır gider
Köz kokan ocakta demimi alsam
Eski sevdaları nişane sarsam
Kadir kıymet bilip o kokuyu salsam
Buram buram kokar hoş olur gider
Cefakar dostların eliyle pişsem
Gönül ocağına samimi düşsem
Bir lokma ekmeği bölüşüp coşsam
O eski günlerin özlemi yakar
Kerpiç duvarlardan sızarken ışık
Ben bir sadık canım maziye aşık
Gözümde tütüyor o eski beşik
Gönül penceremden maziye bakar
Fincanın rengi de solup da gitse
Yürekte bu cenkim biter mi bitse
Dosttan bir selamın dünyaya yetse
Hatıram canlanır her bir yudumda
Yalan dünyaya da yiğitçe durdum
O mert dervişlerin izine vardım
Doğru oldum, menfaat çarkını kırdım
Hakikat yoluna doğrulup bakar
Gönül soframdan lezzetler saçsam
Gelen misafire kapılar açsam
Şu fani dünyadan elbet göçsem
Baki kalan ancak vefalı sohbettir
Zaman dalga dalga ömre vurunca
Menfaat öne de düzen kurunca
İnsanlık hesabın dosta sorunca
O içten gülüşüm nereye gitti
Bir acı kahvenin hatrını saydım
Sessizce sitemin sesini duydum
Hileli dünyadan canımı sıyırdım
Şu garip canlar ki hicret eyler
Gönlüm sır küpüdür çözülmez bağım
Hasretle inletir ovamla dağım
Özlem rüzgarının estiği çağım
Yaşarım bilirim bağrımı dağlar
Kırk yılın hatrını satmayan merttim
Dostu yarı yolda koymayan ferttim
Yüreğe gömdüğüm o gizli derttim
Bir dost selamıyla eriyip biter
Sadığım, silmedim gönülden dünü
Unutmam o güzel eski bir günü
Kalemsiz Şair de döner yönünü
Özledim o eski vefayı dostum
Kayıt Tarihi : 19.05.2026 13:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!