Rahmet yağmayınca ne etsen boşa
Toprak çorak, güller, dikilmez olmuş.
Yürekler kaskatı, dönüşmüş taşa
Gözlerden öfkeler sökülmez olmuş.
Yaprak yaylasında hazandan iz var
Sabırla bekledim gelmedi bahar
Bir çıkış aradım, her yanım duvar
Kahr-ı kasvet büyük; çekilmez olmuş.
Kavgalar çoğu kez hiç yere, yoktan
Ağızdan çıkanlar ağulu oktan
Korkarım hak ettik zilleti çoktan
Barışa hoş gözle bakılmaz olmuş.
Bir zamanlar bizken tarih için şan
Tefrikaya düştük, dindi kehkeşan
Acılar tarifsiz, mazlum perîşan
Zâlimin bileği bükülmez olmuş.
Hitaplar kabaca, ricâ emirli
Kime sorsan haklı; sabit fikirli
Dualar gönülsüz, avuçlar kirli
Günahlar tövbeyle yakılmaz olmuş.
Dillerde beddua; en leziz azık
Ne hâle düşmüşüz; yazık, çok yazık!
Ameller ihlassız, niyetler bozuk
Şeytanın otağı yıkılmaz olmuş.
İhânet mûteber, zillet ücretsiz
Bir umut aradım, yoktu rüşvetsiz
Kalp gözü kapanmış, kul basiretsiz
Namussuz utanmaz, sıkılmaz olmuş.
İnsanlar hayâsız, yol evliyâsız
Bakışlar buz tutmuş; fersiz, ziyâsız
Rahmân'ın önünde artık riyâsız
Huşuyla, vecd ile çökülmez olmuş.
Kayıt Tarihi : 21.01.2015 21:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!