Geç buldum tez kaybettim ben onu
Aldı götürdü aklımı düşürdü derde
Aradım bulamadım koca İstanbul’u
Söyleyin martılar sevdiğim nerde
Maskesiz sevmiştik biri birimizi
Temiz yıllarda
Kavuşurdu yüreklerimiz
El ele tutuştuğumuzda
Meğer aşk o günlerde yaşanmış
Sevgili
Baktım ki;
Maskesiz dolaşıyor,bir sokak kedisi
Koronayla tanışmıyor,belli
Sakin ve tekin,tek derdi midesi
Virüs diye bir derdi yok
Yalanıyor hınzır avının peşinde
MASUMİYET.
Sende sonra,
yeniden keşfettim aşkı...
Yarama tuz gibiydin,yasak ve uzaktın.
Sakladım aklımın en dip köşesine,
MATEM ORUCU
Alışırım...
alışıyorum,mecburum...
Ölün yoktur ya ucunda,altı üstü ayrılık.
Kavuşamazdık zaten,Araf’ta kalmıştık..!
Elbette zor alışmak...
Ateşle mücadelemdi aşkınla kavgam
Sığdırdım içime bir gül gibi ama,
Sığdıramadım sevdamızı,
Kahpe Dünya’ya...
Dalıyorsa gözlerim,
Durup dururken,
Dar geliyorsa Dünya başıma,
Zıkkımsa hayatım,
Beklerdik yolunu,
Günlerce.
İçi Gül yapraklı,öpücük mühürlü,
Kâh Lavanta,kâh Papatya kokulu.
Ya gözyaşı damlamış,
Değmeden gözüme,o bal gözleri
Tutmadan elimi,beyaz elleri
Günebakan yüzlü,Trakya’nın Ahu’su
Vurmuş kıyıya yaralı kalbi
Meltem esintisi,nefesi rüzgar gülü
Bir nehir doğurmuş;Hatun Annesi
Lacivert rengiyle,
Yayılmış çarşaf gibi,oldukça sessiz.
Falezlerini sakin dalgaların dövdüğü.
Tepemizde ötüşerek martıların döndüğü...
Yüzerken mutlu balıklar,cam gibi denizde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!