Ekmeğimizin adı
Ağzımızın tadı
Soframızda kadı
Haşhaşı verin bize
Tarlamızın süsü
ey ulusumun kaderini çizenler
beş oy için diyar diyar gezenler
denizi bulamayıp gölde yüzenler
bir de karaya çıkın hatır için
ey yönetenler idare edenler
rüzgarların savurduğu yapraklar gibi
kendimi kaybetmiş dolaşıyorum
başım iki elimin arasında
hayaller kuruyorum kendi kendime
evimiz kutu gibi küçücük
günlük güneşlik
şu kara kalem yazdı dertlerimi
her zaman o verdi tesellilerimi
fakat bulamadı sorunlarıma çarelerini
bana döktü içini hiç durmadan
benim sadık dostum kara kalemim
nasibini al yazdan kıştan
yar aşkına çalan sazdan
kısacık giyen aşık kızdan
hayır bekleme bekleme
ibret al iyiden kötüden
günde beş vakit namaz kılarak
yılda otuz gün oruç tutarak
bayramda kurban keserek
kabrim nurlu olsun diye hazırlanıyorum
yenilmeyen nefsime gem vurarak
Atalarımızın kahramanlıklarını unutmadan
akan göz yaşlarımızı silip kurutmadan
şehitlerimizin naaşlarını çürütmeden
topunla tüfeğinle hazırlan kurtuluşa
ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara kanmadan
büyüklerimiz vakit nakittir demişler
onu çok iyi kullanalım
dakikasını bile boşa geçirmeyelim
zamanımızı israf etmeyelim
gıdaları çöpe dökmeyelim
Eskişehir Ankara Erzurum Van
Edirne Tekirdağ Kars Ardahan
bin dört yüz elli üç de İSTANBUL
fethetti seni Fatih Sultan Mehmet Han
tarihte görülmemişti böyle kan
doğduğumu yaşadığımı öldüğümü
kimliğimi ağladığımı güldüğümü
ateşimi külümü yandığımı söndüğümü
kimse bilmesin istemiyorum
aşkı sevgiyi sevildiğimi sevdiğimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!