var git sen güzel yaylalara
selamımı söyle doru taylara
hasretim var taşlara kayalara
vaz geç gitme alamanyaya
gitme sonra pişman olursun
yayladan yaylaya konmadan göçemem
duru sular bulanınca içemem
öyle bir derde düştüm ki aman aman
çaresi yar elinde o olmazsa yaşamam
çiçekli bayırlarda usul usul gezemem
efkarlanıp ateşimi yakarım
usanmadan yollarına bakarım
onsekizindeyim h^ala bekarım
dayanamam köylü kızı gördüğüm zaman
avcı olur şu dağlarda tozarım
mektup yazdım nazlı yâre yine cevap alamadım
sevdasından öleceğim derdime çare bulamadım
konuşacaktım fakat köyde fazla kalamadım
ama ne çare yine bir cevap alamadım
hal bu ki ben ne güzel beyaz kağıdı karaladım
ayvalar sarardı deremiyorum
gülüm neredesin göremiyorum
ayrılık bağrımı yakıyor ama
yollarımız uzak varamıyorum
bakışın ceylan da gözlerin ahu
herkesin dilinde zalim olan
yabancıya mekan olan
sevenleri hasret koyan
gurbet zalim olan gurbet
içimde özlem yaratan
ne yazık ki nette tanıştık seninle
sen de kafa dengi oldun benimle
seviyorum seni inan yeminle
ateş bacayı sardı güvercinim
üç günde sağlam bir temel attık
müzik ruhun gıdası aşkın dili
derdin ortağı her yaşın ihtiyacıdır
kimler gelmiş geçmiş bu dünyadan
hep uğraşmışlar didinmişler durmadan
kim murat almış ki bu devrandan
ben gidiyorum liseye
gidip de gelesiye
yemin ettim vallahi
senden ayrılmam ölesiye
12.11.1969 ulus ankara
seviyormusun beni sormak hakkım değil mi
cevabın hayır mı yoksa evet mi
anılar bana beni sevdiğini söylüyor
her şey yalan bu hata benim mi
bir köy düğününde kolumdan tutan sendin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!