uzatsan ellerini gözlerimin içi gülecek
asma yeşili bakışların aklıma gelecek
unuttuğum şarkılar
paslanmaz kilitli dudaklarında
canlanacak
uzatsan ellerini
Güzel görünce bakmayan
Üşüdüğünde ateş yakmayan
Suç işlediğnde hapis yatmayan
Var mı
Sevip sevilip de kara sevda çekmeyen
Ürün alamaz tohum ekmiyen
YAŞAMAK İSTİYORUM
umarım hayallerimiz bir gün gerçek olur
insan gönlünde ne yaşatıyorsa onu bulur
kalp kalbe karşıysa eğer aynı nefesi solur
İlkbaharını yaşayacaksın Çüngüşün
Hergün yağmur bazen kar yağışlı
Dağların üzeri sanırsın yeşil halı nakışlı
Oğlakları kuzuları ceylan bakışlı
Gözeler Şelaleler var gürül gürül akışlı
Yazıklar olsun dost görünüp de düşman olanlara
Eyvahlar olsun gölgesinden korkan aslanlara
Personelini ezen yıpratan zulmedenlere
Yazıklar olsun insan olmayan sözde insanlara
Oda badanasından Ülke geri kalır mı?
Bir otobüsle gittik pınarbaşına
Doyamadım toprağına taşına
Yeşillikler içinde kaldım tek başına
Buraları görünce bir daha girdim yaşıma
Görebildiğin her yer hep yeşil
Yeşillikler içinde geldik kör alinin yurduna
bindokuzyüzelliüçde dünyaya geldim
birkaç yıl annemin ak sütünü emdim
iki yaşıma geldim emekledim yürüdüm
beş altı yaşımda baya da büyüdüm
yedi yaşımdayken okuma yazma öğrendim
YİRMİ DÖRT HAZİRAN
yirmi dört haziran çok önemli bir gündür
olmaz öyle bu gün bu gündür dün dündür
ülkemizi kaplayan ateş çemberini söndür
garibim her zaman boynum bükük
sevdadan yana kalbim kırık dökük
perişan üstüm başım yırtık sökük
gezdiğim dağlar ovalar iller perişan
şalvarım yamalı suratım asık
YÖRÜK KADINIM
garafilli çayından içireceksin
nefis toyga çorbasını içireceksin
beni kendinden geçireceksin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!