Sabahleyin yolları harap kıldık,
Güzelliği silerek serap kıldık,
Kadehteki zehiri şarap kıldık.
*
Masumane hisleri yaktık narda,
Buzul kesti yürekler uçsuz karda,
Nefes almak imkansız böyle darda.
*
Düşleri paramparça böldük işte,
Umudu karartarak öldük işte,
Ağlanacak hollere güldük işte.
*
Çiçek açmış dalları kırdı eller,
Acılardan kurumuş sustu diller,
Bağrımızı kavurur esen yeller.
*
Aydınlığı yutuyor koyu zulmet,
Bedenleri çürütür bunca zahmet,
Yağmıyor ovalara damla rahmet.
*
Gerçekleri gizleyip yalan saçtık,
Kötülüğe ansızın kucak açtık,
Aydınlık ufuklardan her an kaçtık.
*
Ormanları yakarak küle kattık,
Geleceği ucuza hemen sattık,
Çamurların içine hızla battık.
*
Dağların zirvesini düz eyledik,
Baharları soldurup güz eyledik,
Deryaları kurutup tuz eyledik.
*
Merhameti unutup taşa döndük,
Yanar iken sobada boşa söndük,
Gökyüzünden inerek başa döndük.
*
Yapıları yıkarak viran yaptık,
Doğru olan çizgiden kasten saptık,
Put misali paraya pula taptık.
*
Sevgi dolu kalpleri heder ettik,
Bülbül öten bağları keder ettik,
Cennet gibi yurdu derbeder ettik.
*
İnsanlık fidanını kökten söktük,
Gözlerden zehir gibi yaşlar döktük,
Mahvedip her zerreyi yere çöktük.
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 21:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!