Simsiyah bir perde çekiyorum, kulaklarımın üstüne,
Gürültü neden bu kadar fazla ve sen, neden bu kadar dilsizsin?
Takvimlere, zembereksiz taşlar fırlatıyorum, ağzımdan seni sayıklamalarımda,
Şarkılarıma saplanıyor hepsi..
Seni, kalabalığa sürgün ediyorum..
Her yutkunuşumda, aldığım sen tıkıyor zihnimi..
Toz duman içinde, saniyelerim hecelere dönüşüyor
A'ya kadar varıyorum, derin bir iç, arkası gelmiyor..
*
Kumarbazlar gibi, kaldırımlara bakarak yürüyorum artık cancağızım..
Ama bir ayrım var, aramızda,
Onlar şans arıyor, ben sende yitirdiğim aklımı..
*
Bugün bu gürültünün arasında, seni seçiyorum,
Yüzüne baktığımda, artık bozkır yağıyor küllerin üstüne..
Lamba, yıldız gibi parlıyor..
Sen, yeminlerimin üstüne göçüyorsun, hepsini ezerek..
*
Anası, öksüz geceler doğuruyorsun bakışlarıma..
Yummayayım, da ne yapayım başka..
Lal mı olsun, seni gördüm diye cancağızım?
*
Ben şerefine, bir karmaşa zehri içiyorum,
Mısralarım sersem oluyor,
Dizlerim, dolunun altında taşıyor gövdemi,
Mısralarım sırılsıklam.
*
Sen, kaçıyorsun cancağızım,
Mısralarım, çürüyor peşinden..
Ben, her attığım adımda, seni var etmeye çabalıyorum..
Sen, yok ediyorsun gölgeni..
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 23:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!