Kaan Gülsatan, modern Türk şiirine katkıda bulunan şairlerden biridir. Şiirlerinde yoğun duygusal temalar, derin metaforlar ve özgün imgeler kullanarak okurlarını etkileyen bir tarzı vardır. Öne çıkan şiirlerinden bazıları "Hipodinamik" ve "Ayran Gönlüm" gibi, aşkın karmaşıklığını ve insan ruhunun derinliklerini anlatır. Gülsatan, aşkı ve yaşamın zorluklarını sıkça ele alır ve bunları oldukça kişisel bir dille işler.
Şiirlerinde mizahi bir yaklaşımı da görebiliriz. Örneğin, "Zamparanın Yolu" adlı şiirinde mizahi bir dille hayata ve aşka dai ...
Günlüğünde seri sapkın deli çapkın bir kadın ve adamın gülmek.
Anlamazlar, gecenin bir yarısı ihtiyaçtan sevişenler.
Sevişmekle seviştik yıllarca,
Sevdiğiyle sevişmek başka, sevişmeyi sevmek başka..
En çok da biz çekmedik mi terlemeden sevişmeye çalışanlardan?
Tanıdığımız bir ayrıcalıktı dolaşması gönlümüzün ellerden ellere, yeterince çalkalayan herkesin sahip olduğu.
Sana böyle bir bakıyorum;
tepeden tırnağa ama, alıcı gözüyle..
Yeni açtığım şarabın şişesi kadar parlaksın gözümde,
ama diğerleri de!
Var mı benden iyisi?
Seni öptüm, beni sevdin.
Feci şekilde utanırken,
Canım ciğerim; senin o belini sardım.
Tepişti filler,
Bak; yapma seni sevdim çokça, dokundum di mi?
Compton Saçılımının izafi eksen yerine otobanda gerçekleştiği mutlak saçmalık senaryosu.
Bir dinlenme tesisi düşün;
her yere uzak olsun,
ama içinde onlarca çalışanı,
yüzlerce ziyaretçisi olsun.
Yargılanması zeytin ağacı kesenlerin en ağır ithamlarla, üzenlerin aksine zeytin gözlü kızları.
Süt beyazı,
akrilik mavi saçlı,
uzun boylu, ince belli ve
kalın bacaklı bir kadın.
Bazı kelimeler; anlamı çok derin olmasına rağmen kulağa komik geldiği için kullanılmayan.
Yirmi sene evvele gitsem bugün hayatımdan:
Yine aynı kadının yarası gönlümde,
aynı oyunu oynuyorum, sürekli açık bilgisayarımda,
aynı akıl almaz düşünceler, gelecekten gelmeyene imkansız gözüken.
Sıkıcı oluşu vedaların ve yürümesi vedalaşılan kimselerin el gibi bizlerle aynı yolda.
Valizimin tekerinden çıkan irkiltici ses,
kimler kaldı vedalaşmadığın da bağırıp çağırıyorsun?
Sanki bir şeyler anlatmaya çalışıyor,
Vedasız ve sedasız gidenlere, el sallıyor gibisin.
Daha derin olmasındaki çıkarcı ve yakıştırmaz anlaşılmazlık yaşamın ölümden.
Ölüyorum tanrım!
Kulaklarıma 66. Soneden çığlıklar fısıldanıyor,
Son nefesimde mi duyacaktım bunları tekrar?
İçimdeki yaşamaya dair kırıntılarla savaş veriyor yüreğim, vurarak göğsüme göğsüme.
Güneş sisteminde gitmekle kalmak arası birden fazla ikilemin çerçeveye yakışır mantıkta değerlendirilmesi.
Mâvi bir yoldan gidilen keskin patika,
nice ölüler ve diriler yatıyor hem altında hem üstünde,
nasıl oluyor bilinmezleri ve dahi görünmezleri görüyor içimdeki çocuk,
kalanlar daha çok yanıyor derdine, gidenlerden.
Benimle flörtleşme,
çünkü ben de seninle flörtleşirim.
Sonra sen bir şeyler hissetmeye başlarsın,
ben başlamam.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!