Mutluk ne kalabalıklar içinde
Gülen suratımı ya gözlerimi.
Gözler gülüyormu ona bakmak,
Gerekir.
Aslında çok basit mutuluk bir,
Bir içten söylenen söz mü. ...
Bir kasaba düşünün küçük şirin evler
Yeşilikler içinde etrafı heybetli dağlar.
Dağlardan gele nazlı nazlı akan dereler , birleşerek kocaman göl.
O kasabanın insanları dağları gibi
Heybetli görünümleri ama yufka gibi
Gönüleri, merhamet şevkat insanlık
Mum ışığı . Ne nede nasıl. Acıları ortaya çıkarır. Mum ışığı gecenin. Karanlığında. Bir ışık, ışığın içinde mum. Mum ışığı ey gece. Sana ışık yaktık ama yine. Acıları saçtın etrafa. Yine yanlızlığımı vurdun. Yüzüme. Varsın yanlızlık dağları. Üstüme gelsin içinde. Fırtınalar acı boran vurdu. Yüzüme vur sende vur . Aşk ne sevda ne. Emekmi değer vermek mi. Elinde kalmış kurumuş güller. Mum ışığı vurdu yüzüme. Vurdukça mum titredikçe yanarken. Yüzümdeki görüntü cama. Yansıdı baktımki camdaki. Yansıyan yüzümde göz yaşı. Damlıyor damladıkca göz. Göz Yaşları papatyaya kelebeğe. Kuşlara dönüşüyor. Mum ışığında.
Yaşam bizlere büyük acılar yaşatıyor
Kalemler cümleler kelimeler harfler
Bile isyan ediyor, ve ağlıyor.
İnsan insana bunu yaşatırmı , murat
Yalan ölüm gerçek umut yalan
Ölüm gerçek , dünya gerçek insan
Mutluğun yolculuğu bilmeden yaşıyoruz mutlu olmak ne ki. ? Gülün dalında bülbül olmakmı. ? Kuşun kanadında özğurce uçmakmı, güneşin altında gündöndü gibi güneşe yüzünü dönmekmi sıcak bir elli tutmak bir çift gözde dünyayı Görmek mi. Mutluluk mutlulukluk yolculuğunu biliyorumda, yaşamamak yolculuğa devam etmek daha devam ediyor. Mutluluk ölüme beş kala sana sorulan soru İyi ol hep bundan sonra çok iyi ol demekmi evet bu sözün dünyaya bedel mi. ?Evet........ mutluğun yolculuğu ömrümün yarısında yanan yürekleri bulurda hiçran yarası son bulsa , keşke mutluk aşkta sevdada kalpte olup. .. .Mutluluk dağıtmak mutlu olmak ister. İlgiye muhtaç insan oğlu ilği sevği aşk huzur mutluk yolu olur.yağmurlar gibi gönüllere yağsın.
Nar taneleri gibi
Bir araya gelse heceler
Ancak anlatır sevdamın
Büyüklüğünü
Kalbimin coşkusunu
Öyle bir kalp var ki bende
Bu gün temizlik yaptım
Bahar temizliği evime
Gönlüme neşe ektim
Hoşgörü ektim güven
Ektim sevgi ektim.
Nisan geliyor. ...... Çiçekler açtı. Bahar geldi doğa canlandı. ........ Şu kalbim canlanıyor gibi oluyor ha çicek açtı açacak oluyor. .......... Bir fırtına vuruyor buz don boran yine hüsran. ........... Bir an olacak diyorum hüsran. Nisan geldi. ........ kalbimde kuşlar yuva yapacak her şey hazır birde ne göreyim kuşlar kalbimi acıtıyor. ......... Nisan geldi. Gül açtı koklayan ya bayılıyor gidiyor , Kendine güveni yok o kalpte yaşamaya çok mu değer veriyorsun da korkuyorlar. .............. Niye ey kalbim böylesin her şey var eksik olan ne bilsem gönül ne ister....... Nisan geldi kalbimde huzur merhamet insanlık var , kalbimde menekşeler güler papatyalar zambaklar binbir çiçekler var ey nisan. ......... Bu Hicran niye vuruyor elbet bir gün nisan olurda kara toprakta kara gözlü siyah saçlı adım nisan olsun. ........ Kader vurdu kara gözlüye Bahtı kara siyah saçlara kader vurdu nisanda bile.......... Deniz dedim derinlere daldım denizde vurğun yedim bahar geldi. ...... Nisan elbet kara gözlüye siyah saçlarıya baharlar yazlar gelir bir gün yolu bu kalpten geçer.
Okul Yolunda küçük bir kasaba. Yeşilikler içinde. Bir güzel kasaba etrafı, dağlarla korunur gibi. Yüksek yalçın dağlar, insanlarının dış görüşleri sert dağlar gibi. İnsanlıkları dağın büyüklüğü kadar çok gönülleri büyük ve iylikler dolu. Orada doğdum büyüdüm. Ortaokula başladım kasabanın dışında. Bir okuldu okula gitmek için iki yol, vardı biri Bahçeler içinde bir yol. Birde ayrı kasabanın içinde ve uzak bir yoldu. Okula gitmeye başladık, sonbahar kış ilk bahar geldi. Yol kayısı bahçeleri ve erik ağaçları ağaçlar çiçekler açtı,sonra meyveler, olğulaşmaya başladı yol boyu kayısı ağaçları . Kayısılardan koparırdık yerdik atdalardakiler biter yetisemezdik sonra başladık arkdaşlara ne olur. Derdik biraz nazlanırlar erkek arkadaşlar ağaca çıkar. Toparlandı ama her gün üç dördü gelmezdi yıllar geçti. Hersene ağaçlar daha fazla tutarlardı. Biz insan oğlu çocuklar yesin yesin diye,öyle samimi öyle dostluk oluştuki. Söylemezdik arkadaşlar toplar paylaşırdık. Doğa insana insanda bir müddet sonra doğaya benzer ,becere bilen yüreği temiz olan her kes, okula gitmek bi güzelikte büyüdüm. Her kesi rüzgar savundu her birimizi bir dağa ama bir daha dünyaya gelsem çocukluğum gençliğim o kasabada geçsin isterim.




-
Jale Özdemir
Tüm YorumlarBin Yıllık Çınar ağaçım. ..