Ne çok zamanlar eskidi
Sesinin tenime değmeyeli
Gözlerimin gözlerini keşfetmediği
Ne çok zamanlar eskidi
Yokluğunu taşıya taşıya avuçlarımda
Yokluğunu mahkum ettim bu kente
Ilk görüşte bir sevdaydı bizimkisi
Sonrasında ilklerimin tükenmesi
Ve ben tükendim sevdam tükenmedi.
Allah bilir bu kaçıncı kandilim.
Seni rahmet gibi üzerime
Yağmur damlasında ıslanmayı istemek.
sevginin etkin olduğu bir dünya diliyorum
arkadaşlarımıza, dostlarımıza karanfiller..
beraat kandilinde bitmesini istemediğimiz
dualarla
rabbime doğru ellerimizi semaya kaldıralım
istediğimiz tek şey
ve sonunda aşk da bitti
aşka dair bütün anılarımı,
bütün kanılarımı
ve bütün şiirleri infaz ediyorum.
Şimdi sana kurduğum bütün öyküleri
bütün ütopyalı düşüncelerimi yok ediyorum..
Zamanla neler unutulmaz ki
Mesela hasretine kaybolduğun
mesela kör topal vurulduğun
Mesela fakir fukara sevdalandığım gözler
Keşke karşına çıkaydım
Bir Cumhuriyet doğuyor yüreğime
Mavi maviye ışıldayan gözlerinle
Seninle aydınlandı bütün karanlıklar
Deniz seninle deniz
Yağmur seninle yağmur
Ve gökyüzü seninle mavi...
Ölüm sana hiç yakışmadı be delilam.
Kavgana seslendirdiğin müzik hala mırıldanır dağlarda...
o terk ettiğin ciloda lalikanda...
Hep böyle çocuk kalacak
hep böyle yaşamı masum kılan güzelliğinle
dolacak bu son baharlar...
Farkında mısınız?
Ölüm ne kadar sıradan
Ne kadar beklenilmeyen yerinde
Bu şehre
bir kâbus daha
Belkide çok abartmış olmalıyım
yıldızların gece vardiyasını,
bilinç altımda sakladığım bulanık serinliğini.
Evrenin kusursuzluğunda kaybulur sanırsın
Oysa kendine küsmüş,
çocukluk kuşanmasıdır avucların terliliği.
Keşke bir keşke kadar yakın olsaydın
Son bir noktalık hayatta korktuğum.
Keşke keşkelerim,
keşkeler kadar imkânliğa kölelik etmeselerdi.
Oysa keşkelerle büyütüldüm
Öyle uzaklardan bakınırken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!