Bir gün seni unutmanın,
Yolunu belki bulurum.
Unutamazsam ki zaten,
Bil ki kahrımdan ölürüm.
Öyle zor ki kabullenmek,
Sen misin, yoksa yine hayalin mi gördüğüm?
Bir tatlı gülüşüne, kanıp gönül verdiğim.
Her bakışın bir ilmek atıp geçti gönlüme,
Birikti yıllar yılı, şimdi hepsi kördüğüm.
13 Kasım 1989-Pazartesi/Ödemiş
Kara kuru bir kızsın; ne Leyla’sın, ne Şirin,
Bilmeden taht kurmuşsun, gönlüne bu şairin.
Mecnun olan da benim, Ferhat olan da şaşkın,
Sen ne bileceksin ki, benim yaram çok derin.
Ağustos 1986 - Ödemiş
Gözlerini ayırma gözlerimden bu gece,
Boşa geçmesin zaman, bir an bile ne olur!
Kirpiklerini batır yüreğime iyice,
Belki bu kalp ağrısı kanayıp sükûn bulur.
İstemem ayrılık var, şu sabah hiç olmasın,
Veda etme ne olur, sessizce git habersiz,
Bir varmış bir yokmuşa dönsün bu hikâyemiz,
Gökten düşen üç elma, kime giderse gitsin,
Sonsuz hayal içinde, yaşayalım artık biz.
23 Ocak 1989-Pazartesi/Ankara
Söyle kaç kere daha, gelmeliyim karşına,
Yalvartıp zulüm etmek, hoş mu geliyor sana.
Hiç vicdanın yok mudur, kan ağlıyor aşığın,
El pençe divan durmuş, aşk dilenir baksana.
28 Eylül 1988-Çarşamba /Ankara
Sözüm söz bundan böyle, geçmem yolundan bile,
Madem öyle istedin, olsun bakalım öyle.
Ben dağlarım kalbimi, kanadıkça bir ömür,
Senin canın sağ olsun, haydi selamet ile.
3 Aralık 1984-Pazartesi/Ankara
Sanıyorum bir daha görüşmek yok kaderde.
Biliyorum bu benim, yüzünü son görüşüm.
Seni arayacağım toplanınca mahşerde,
Bari o gün çık da gel, gerçek olsun tek düşüm.
Cennet o zaman Cennet, bana geldiğin o gün,
Yangındı gönlüm sana; anlamadın halinden,
Öldüm gittim duymadım, bir tatlı söz dilinden.
Bir bayram sabahında, çöküp de başucuma,
Kabrime bir çiçek koy, son hatıra elinden!
Sen de tanımamışsın, beni hiç anlaşılan,
Kim tanıdı ki zaten? , Söylenenler hep yalan!
Öyle bildiysen beni, sözüm yok daha başka,
Çek bir kalem dostluğa, burda bitsin Süleyman!
26 Mayıs 1988 – Perşembe / Ankara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!