Yaşadığım çaresizlik ne hazin;
Garip gönlümü mezara çevirdin.
Kınalı parmağımda izin kaldı;
Tokat gibi vurur, yakar hasretin.
Sanki dokunduğun yerden ağlarım;
Kör bir kuyu gibi söndü baharım.
Kahır çöktü üstümde, izin kaldı;
Kader, kısmet değişmez, alın yazım.
Yalın kör kılıç gibi sancım acır;
Kanadı kırık kuş gibi çırpınır.
Senden geriye bir tek izin kaldı;
Kirpiklerime hicranla sarılır.
Bakmaya doyamadım hallerine,
Rüyalara açılan pencerene.
Dargın hatıralarda izin kaldı;
Yapıştı, bırakmaz resimlerine.
Ben kendi kendimle konuşur oldum,
Kendi çarmıhımda sızlanır oldum.
Açtığın her yaramda izin kaldı;
Bildiğin hiçbir yere sığmaz oldum.
Çok eski bir deyiş kadar hüzünlü;
Çekip vurdular kurşunla bülbülü.
Kırık dökük aynamda izin kaldı;
Yüreğe düşen kor közde gömülü.
Bir ah ile âlemim harap oldu;
Bir avuç katranla perişan oldu.
Sızı gibi içimde izin kaldı;
İçkim sigaram zehir zıkkım oldu.
Unutma beni, unutma kalbinde;
Uğruna bu aşkı kim yazmış, bil de.
Şimdi mazimde ayak izin kaldı;
Ben unutmam, vallahi billahi de.
Olmuyor sensiz, olmuyor kadınım;
Sararıp soldu ardından her yanım.
Çay bardağımda dudak izin kaldı;
İçmekle sönmüyor ki bu yangınım.
Aşk aşk diye çağırırken ellerin,
İp geçmez, iğne dikmez dileklerin.
Hâlen yaşlı mendilde izin kaldı;
Mahur şarkıdan bakarken gözlerin.
İzin kaldı diyorum, izin kaldı;
Paslı kirli aşkımda izin kaldı.
Feryat figan hafızama kazılı;
İlk ve son bakışımda izin kaldı.
10 Haziran 2024 / Pazartesi / Ankara
Kayıt Tarihi : 26.2.2025 10:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Aşkın izleri, zamanla silinse de kalpte ve hatıralarda derin yaralar bırakır; unutulmuş gibi görünen her şey, aslında ömür boyu bir iz olarak kalır."
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!