Sizlere bu sabah çok eskilerden.....mesela;
Pierre Loti 'nin servi ağaçları en çok Haliç kokan Eyüp sırtlarındaki bir tahta masaya yaslanmış, yaşlı sandalyenin yaşama tutunur gibi yerinden sökülmemeye çalışan çivisinden....ya da
Claude Farrére' in arnavut kaldırımlı dar Çemberlitaş caddesine, yeni döşenen elektrikli tramvay raylarına uzaktan bakarak hüzünle kişneyen bir atlı tramvay atının yelesinden....ya da
Alphonso de Lamartine' in Baruthane sokaklarında her akşam sessiz bir tutkuyla yolunu gözlediği Ermeni kantocunun, Dolapdereli belalısının köstekli saatinin zinciri veya kemerindeki sustalıdan.... ya da
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta