Gece yarısı bu kimsesiz şehre çöken o infazcı pus gibi,
Çöktün birdenbire gençliğimin en deli çağıma...
Gururu bir zırh gibi kuşanıp üzerime,
Çekip gittim, sertçe kapattım sanmıştım o tahta kapıyı.
"Bitti!" derken sesim bile titrememişti, bak!
Hani o dağları deviren, dünyayı yakan öfkem vardı ya,
İşte o öfkeyle arkama bakmadan yürüdüm karanlık sokaklara.
Meğer ne büyük bir tiyatro oynamışım kendi sahnemde,
Meğer ben bu ayrılığın faili bile değilmişim;
Senin çoktan kafanda bitirdiğin o gizli kaçış planına,
Kendi ellerimle sadece bir bahane hediye etmişim...
Sokaklar ayaklarımdan çekilip,
Şehir o en kahredici, o en yırtıcı sessizliğe büründüğünde
Anladım asıl hezimetimi...
Bir gece vakti, elimde paslı bir anahtar,
Çevirdim kilidi, girdim o soğuk, o yetim koridora.
Karanlık bir tokat gibi çarptı yüzüme önce,
Sonra yorgun ceketimi astım bomboşluğa.
Alışkanlık işte; mutfağa geçip iki çay bardağı koydum tezgaha.
Elim havada asılı kaldı... Camın soğukluğu vurdu anlıma.
Dudaklarımdan dökülen ilk feryat, o dilsiz duvarlara çarpıp içime çöktü:
Söyle şimdi, istediğin bu muydu?
Oysa ben seni nasıl bir yangınla, nasıl bir sevdalanmayla sarmıştım, hatırla!
Göğsümdeki o dar kafesi parçalayıp, gökyüzümü senin avuçlarına sermiştim.
Yüzünde küçücük bir tebessüm açsın diye,
Kendi ömrümün baharlarını yağmalayıp veriyordum sana.
Ben seni bu ömrün kıblesine, bir mabet gibi kurmuşken;
Sen, gözünü bile kırpmadan tek bir kalemde üstümü çizmeyi seçtin.
Senin gidişinle arkanda bıraktığın bu sessiz mezarlıkta,
Benim kopardığım o küçücük fırtına,
Meğer senin çoktan kaçıp gitmek istediğin o gizli kapıyı aralamış.
Ne haklı olmanın o sahte gururu ısıtır üşüyen ellerimi artık,
Ne de sokakta esen rüzgar söndürür içimdeki bu cehennemi!
Yarım kaldım ben, duymuyor musun?
Eksildim, tükendim, darmadağın oldum işte!
Yüzümdeki her derin çizgide,
Gözümden dökülen her kanlı damlada
Ve sana biriktirdiğim bu sonu gelmez hıçkırıkta,
Yalnızca tek bir sorunun cevapsız yankısı var şimdi...
Söyle ey vefasız, söyle ey sırtımdan vuranım!
Arkanda böylesi yıkık, böylesi kırıntı bir adam bırakırken...
Gerçekten...
İstediğin bu muydu?
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 00:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!