Vefasız bir yar gibi
İstanbul içerimde!
Küserim, konuşmam
Bırakıp gidemem de!
Ağlarım, belki hıçkırarak!
Karışır giderim sulara
Adımı, unutursunuz.
Değer tenime dudağı
Bir deniz kızının,
Bir varmış bir yokmuş
Diye konuşursunuz.
Doğar güneş,
Cumbalı bir evden
Sarkıtır gibi saçlarını,
Hatırınıza düşerse adım
Suya bakıp bakıp
Avunursunuz.
Bu ne halet i ruhiye
Senle doğdum ben
Ah İstanbul…
Sensiz ölmek niye?
Vururum, her dalgada,
Talihine, ahşap yalının
Çalarım geceye rengimi
Bir köpük olurum
Bazen bir yıldız
Bir sandal gezintisinde
Düşerim avuçlarınıza
Yapayalnız!
İstanbul, İstanbul bu
Belli belirsiz hayal!
Topkapı’ da sur,
Haliç’ te su!
Gezerim rıhtımında
Hayalet koyların,
Gecenin en tenhasında…
İniltiler çalar kapınızı,
Ben olurum karanlıkta!
Uyuyamaz, kalakalırsınız
Bir uğultu, çatı aralığında!
Rüzgârı, ben sanırsınız.
Kimine yorgan, kimine yatak
Kimine diyar, kimine yar
İstanbul bu İstanbul
Bana, sahipsiz mezar!
Oturur, belki bir berduş
Sessizce yanı başıma!
Kâh susar için için,
Kâh yanar, naralarında.
İstanbul hep sustun
Şimdi sen konuş
Sarhoşun dudaklarında.
Hayaldi yaşamak, neydi?
Şimşek hızında ömür!
İstanbul tek sevdiğimdi
Kollarında ölünür!
Kayıt Tarihi : 25.04.2022 11:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!