Yitip giden emeklerime mi,
Solup geçen gençliğime mi,
Dünyadan büyük derdime mi,
Hangi birine üzüleyim!..
Daldaki kurumuş güle mi,
Yeni nesil… ilgiyi aşk sanıyor.
Cinsel dürtüler… mantığın önüne geçiyor.
Karşılık görünce… pembe bulutlara savruluyor.
“Canım”… “aşkım” derken… (//)
Bir gün… hepsi yok oluyor.
Yüreğimde kapanmayan bir yara olarak kalacaksın belki!
Belki de zamanla yaram kabuk tutar, alışırım yokluğuna, kim bilir?
Ama şunu bil ki; paramparça olsa da yüreğim,
Sırf burnun sürtsün diye, bu aşkı maziye gömeceğim!
Senin üstüne titredikçe, sen kendini vazgeçilmez sanıyorsun!
Seneler girdi seninle benim arama…
Zaman merhem olmadı gönül yarama…
Sakın ha, suçu kaderde arama…
Biz yollarımızı kendimiz ayırdık!
Savrulduk, rüzgâra kapılmış yaprak gibi…
On tane güneş doğsa, bir gülüşün etmez…
Bin kalbim olsa senden başka sevemez…
Bütün güzeller toplansa, sonuç değişmez…
Bil ki bu kalp senden asla vazgeçmez
Ne denizler gezdim, gördüm gözlerinin renginde…
İlahi bir aşk filizlendi yüreğimin derinliklerinde…
Yüzü güneş, gülüşü cennet, saçları alev kızılı…
Soruyorum: Melekler iner mi yeryüzüne bu devirde?!
Sen hiç sevdiğin tarafından terk edildin mi?
Ağladın mı, yandın mı…
Benim gibi, hasret ateşi ile?
Ya da umutların…
Bir anda söndü mü?
Senin o gözyaşlarına kurban olurum
Sil gözyaşlarını, ağlama be yavrum
Söyle derdini, belki derman bulurum
Derdini söylemeyen derman bulamaz, Onur’um
Seni sevdiğimi söylemeye utandım…
Seni kırmaktan korktum, sana açılamadım…
Aşkınla kor misali için için yandım…
Yıllar geldi geçti, ben seni unutamadım.
Gözlerine baktığımda içim erirdi…
Binbir türlü dertler içinde
Geçiyor ömür bir biçimde.
Sevinci de, kederi de içimde—
Yaşarım kimseye belli etmeden.
İnsanoğlu hiçbir şeyden memnun kalmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!