Zeytin gözlerin, yavan gönlümün katığı…
Baharı andıran gülüşün, ömrümün neşe kaynağı…
Tenin gökyüzüm, güneşimin doğup battığı…
Sözlerin aşk denizime dökülen sevgi ırmağı…
Havam, suyum, aşım, nefesim benim,
Sanki ruhlarımız asırlar önce karşılaşmış gibi…
Gözlerine baktığımda, kâh Mecnun, kâh Ferhat oluyorum…
Gözümde, bir "Leyla" bir "Şirin"oluyorsun!
Sen söyle,"cânân" senin için ne yapayım.!?..
İstersen "Züleyha"-ol, Yusuf gibi yanayım!...
Gönül dağımı delmeye "külünk" gerekmez!
Ne sen bulunmaz Hint kumaşısın,
Ne de ben parmakları kesilen ustalardan biriyim.
Ben sevmenin de en güzelini bilirim,
Vazgeçmenin de; sen tasalanma.
Kendi kendime yalanlar söyledim,
Yine de şu gönlümü avutamadım.
Söylediğim yalanlara inanmak istedim,
Bilmem, seni ben niye unutamadım?
Avutmak isterken şu garip gönlümü,
İnsan bir selam yollar arada bir,
Özlemin çağlayan, engin bir nehir.
Gülüşlerin bahar, gözlerin birer şiir.
Söyle, yaşanır mı sensiz bu şehir?
Adını yollara yazdım, aşkını da kalbime,
Girdiğim bütün yollar sana sapıyor…
Aklımı senle bozdum, sonum tımarhane,
Sevdiğim bu kalp sana tapıyor…
Dünyayı gezdim, tozdum,
Senin gittiğin gün, aşk öldü içimde,
Sevdam öksüz kaldı, ah yüreğimde.
Köşe başlarında, kaldırım taşlarında,
El açıp teselli dilendim bu şehirde.
İzlerin yüreğimde, kokun üzerimde,
Seninle içim içime sığmaz oldu, sevdiğim…
Yokluğunda yalnızlığı dibine kadar yaşarken,
Şimdi varlığın en büyük zenginliğim!..
Seninle her şey çok güzel, sevdiğim…
Mutluluğu, huzuru sokaklarda ararken,
Gülüşlerime âşıktı güya
Gözlerini sürdü namluya,
Bakışları düşürdü pusuya,
Çaktı döşümden iki sevda kurşunu…
O’nun gözleri silahtan daha silah!
Gönül kuşum yaralıdır uçamaz
Dil yarasıdır bu hiç kapanmaz
Senin için vurur vurulurum yâr
Söyle bana seven ne yapmaz
Bu sözümü bir kenara yaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!