Avlakların hali düne
Erene dek yazacağım.
Av sporu bir düzene
Girene dek yazacağım.
Avcılığın ilkelini,
Yosma geliyor yosma,
Entari giymiş basma.
Havasına gulaasma
Savurdukça savurdu.
Dişi develer gibi,
Bir hayal var içimde, o bir çiçek, o bir gül,
Bir kelebek dolaşır gönlümün bahçesinde.
Takmış kanatlarına, belki, yüzlerce gönül
Yüzlerce kalp çırpınır o her titremesinde...
Taranmış o simsiyah saçlarının her teli
Yirmi yıllık ömrümü kollarında sakladın,
Sendin yalnızlığımda benimle Yeşil Kızım
Güldümse sen de güldün ağladımsa ağladın
Senden ayrı kaldığım günden beri yalnızım.
O beyaz saçlarının her parçası bir güldü,
Bahar gelir mor çiçekler açılır,
Torosların dereleri sel olur.
Koyun-kuzu birbirinden seçilir,
Yüce dağlar yörüklere el olur.
Sarı çiçek çarşaf gibi serilir,
Sarı kızım ben hep seni arıyom,
Yokluğuna dayanması zor bana.
Gelip geçen yolculara soruyom
Haberini umut etmek kar bana.
Bahar geldi, yeşermiyor bağlarım,
Söyleyin avcılar, bu neyi nesi?
Avlaklar perişan, avlar perişan.
Yaban hayatının bitmiş neşesi
Bahçeler perişan, bağlar perişan.
Ardıçlı yamaçlar, pürenli yalı,
Ne var olan bir varlık ne yok olan bir madde
Ne bir damla gözyaşı ne de bir damla suyum.
Beşerin vebaliyle mayalanmış bir gudde
Bir şehvetin sonunda yarım günlük uykuyum.
Bir elimde zehir bir elimde su
“Acın hali sorulmaz” diyenler haklı “toktan.”
Tezekten terazinin kefesi olur boktan.
Gözümüzden sürmeyi çekiverdiler çoktan
Biz onların yüzüne bakarken alık alık
Canımıza tak etti artık bu pahalılık.
Sevdiğim koynuna beni almazsan,
Ne olur gireyim düşüne senin.
Kerem edip bizim elde kalmazsan
Vallahi düşerim peşine senin.
Göster cemalini açılsın perden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!