Öyle masun öyle kırık gözlerle bakma bana
Rengarenk bir gökkuşağı bezenmiş olsada suretin
Gördüğün sadece bir yansıma ışık süzümü Beyaz bir tay
Kızıl bir elma
Yada
Siyah bir çocuk yüzü değilsin asla
Günün bittiği o yerde hiç olmadın sen
Bencildin
Beklemedin varmadin benimle güneşin yanagimiza yansıyan o sıcak yüzüne
Ellerim hep sigara
Hiç sen tutmadın
Göz yaşımın düştüğü o yer omzum olucak derdin
Bir martı
Çığlığıyla
Yırtıyor gecenin kanatlarını
Caddeler kırmızı trafik lambalarıyla kapatılmış
İnce bir yağmur gökyüzü
Ceketim hafif ıslak
Seninle yazılı bi yazgı olmasada dünüm
Sana yazılı olan şeylerle geçti bütün ömrüm Kızılırmağın kızıl saçları gibi örgülü
Katmer katmer
Yaşadığım topraklar kadar güzel ve sıcak yüzünün bana çevrili coğrafyası
Kekik yiyen keçi eti tadında damağımdaki gevişli lezzetin
Kokun
Bir kadın çiz ey şair
Bu gece bana
Dizelere dökülürken kelimelerin
Tamamlanıp vücut bulan
Bir kadın
Her satırında daha çok aşık olayım elmacık kemiklerine
Şiire muhtaç günlerdeyim
Öylesine bir hikayeden çıkmaz
Bu sır dolu sözcükler
Yaşamam lazım bu hayatı
Yaşatmam
Öyle sımsıkıya
Zaman tuhaf bir betimleme gibi,
Karşımda
Dimdik sımsıkı örülmüş taş duvar.
Herkesin gelip geçmesinden yakındığı bende sonsuza durmuş.
Akrep in Yelkovan a aşık olduğu yerde kalmak gibi mülteci bir isteği var.
İçine düştüğüm bu kuyu
Biz büyüttük seninle bu sokakları
Sen analık ettin emzirdin kaldırımları Merhamet dolu memelerin
Görkemli ve sıcak
Beni de sevip okşardi ara sıra
Barut kokan kavga yarası sırtımın tek ilacı
Bi cebimiz leblebi tozu
Mezgit balığı gibi takılıyorum oltaya
İşaretleyip işaretleyip
Atıldığım suda
Aynı yerimden yakalanıyor
Ve
Karaya varmadan kurtlanıyo
Ecelsiz bi ölüm bu
Selasız
Sedasız
Bi kayboluş
Gidilmesi beklenen yere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!