elleri tarhana kokardı
gün yüzü görmemiş teninde
naftalin kokulu ince dantel
iğne oyası
ve sırrı yazılı gizemi saklardı
şimdi bir dumanım
ateşle haberleşen
uzaktan uzağa
sensizlikle cebelleşen..
senin için kendimden geçtim
sonra senden de geçtim
biliyorum senin için de geçtim
ama içimden hiç geçmedin..
mutluluğa ayırdığımız masa
üzerinde içilmemiş iki çay
nasıl soğuduysa
takvimler duvar eskitip
müstakil bir acıyı sızdıran çatıyı
saraylar inşa ettik
zemin etüdü yapmadan
oysa bilmeliydik
dalganın kumdan kaleyi süpürüp
köpüğünü bıraktığını
mola yerinde gördüm seni
bekliyordun
dinlenip kalkacaksın sandım
bekledim
hiç gelmeyecek trenler bekledik
biri çıkıp,
buradan tren geçmez diyene kadar
hiç dönmeyecek gemilere baktık
gözlerimiz yuvasından çıkana kadar
tuhaf alışkanlıklar edindim senden sonra
kalp kapısını içten açan elleri tuttum
aşk ile bakan gözlerde saçımı taradım
solumu unutmak için sağıma yattım
kuşlara tuzak kurdum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!