İNSANLIĞIN SON EŞİĞİ( 25.04.3025)
Her ne hikmetse;
Gökte zembille inmiş bir dünyanın eşiğinde hızla sürükleniyoruz girdaba doğru…
Vicdanlar yoksun,hisler benlik bulamazlar, kayıplar dünyası,sırları bilinmez,mesnetsiz dünya..
Dev dalgalar arasında çırpınan ufuklar
yarınları beklemeden yok oldular.
Üflenmiş umut balonları
pufff diye söndüler bir bir…
İşte o tüneyen,gün yüzüne yeni çıkan akbabalar yüzünden.
Yaşamın rengi kıyıya vurdu, zehir zemberek;
beyazdan siyaha döndü bulutlar…
Tomar tomar çürümüş insalık kokusu sardı yeryüzünü;
Kirli eller,kirli emeller…
…velhasıl kirlenmiş bir dünyada iç içe yaşıyoruz.
Kadın,erkek,genç,yaşlı,çoluk çocuk…
Her biri aynı gemide,aynı sessizlikle,yürek yakan çığlıklarla ve şuursuzca,tepe takla
zindanlara sürüklenmekte çaresiz insanlar…
……..
sürüklenen bir çağda;
celladın elinde inledi
suçsuz ve günahsız nice canlar.
Sürgün yemiş hayatlar,
süngü ucunda çaresiz, yılgın…
Her nereye gidersen git,
Her nereye bakarsan bak,
sahipsiz ve nasipsiz insanlar seni karşılar.
Açlıktan nefesi kokan çocuklar…
Vurgun yemiş,ağlayan kadınlar…
Göğü çarşaf çarşaf yırtan çığlıklar…
Kızıla boyandı gökyüzü.
Hicab edip çatladı kara toprak.
Dünya bir mahşer meydanı,
Ne bir sefil baykuş kaldı dalda,
ne de bir masumiyet duygusu
…ve geride kalan yalnızca ve yalnızca
son nefes eşiğinde, son çırpınışlar…
bitmiş ve yok olmuş,çökmüş bir insanlık…
Turan Demir 3
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 16:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!