İnsan, hamuru çamurdan,
İnsan, bazı filozoflara göre canavardan,
İnsan, çözülmesi zor bir mahluktan…
İnsan, gözü duymaz, kulağı görmez çoğu zaman,
çünkü hakikatle arasına hep nefsini koyar,
heyhat ona kanar.
İnsana,
“kendi gölgesinden korkar” dediler;
ben gördüm:
Gölgeleri büyüten de, ışığı saklayan da
aynı titrek ellerdi.
Korku insanın tabiatı değil,
insanın kendine ettiği bir zulümdü.
İnsan,
kurtlar sofrasında mı artık?
Kim kimi yer?
Kurdun tabiatı mı değişti,
yoksa insan mı unuttu
kendi fıtratını?
Fıtrat ne ki?
Kimi zaman bir sır,
kimi zaman tarihin derin kuyularına düşmüş
unuttuğumuz bir nefes…
Ve nefes, her çağda sahibini arar.
Bir hakikati bilirim,
Emeğinin teri soğumadan
yüreği ısınan insan
savaştan pay beklemez.
Çünkü savaş, yeryüzünün en eski cehalettir,
bir masanın etrafına dizilmiş
hakikat düşmanlarının icadı.
Savaşmak ne uğruna?
Göklerin hiç onaylamadığı
bir kibir, bir sahiplenme,
bir ötekini yok sayma uğruna…
Barışı sorarsan,
bir ekmek kadar sade,
bir türkü kadar ortak,
bir annenin duası kadar içten
ve kimsenin mülkiyetine geçmeyen
bir hakikattir o.
Barış, güçlülerin bahşettiği bir lütuf değil,
zayıfların çoğu kez üstlendiği bir bedeldir.
Ama yine de barış, en çok
insanın kendi içinde başlar.
Asıl soru şudur:
Toprağa tohum gömen mi tehlikeli,
yoksa başkasının toprağına göz koyan mı?
Tarih, tohum ekenleri suçlamadı hiç,
ama göz koyanların gölgesi
her çağın alnında kara bir leke bıraktı.
İtirazım var
filozof Thomas Hobbes’a:
“Homo homini lupus.”
Böyle bir insanı reddederim.
İnsan kurtsa eğer,
ona zinciri kim vurdu?
İnsan zalimse,
zalimliği kim öğretti?
Bu soruların cevabı bile
Hobbes’u tekzip etmeye yeter.
Ben derim ki
İnsan, insanın kurdu değil;
kurtluğunu hatırlatandır belâ.
İnsan, insana merhamettir,
rahmettir, emandır.
Asıl düşman dışarıda değil,
içimizdeki karanlığı büyüten
o küçük ihmaldedir.
Ve insan,
kendi iyiliğini yeniden kurdukça,
kendi vicdanıyla barıştıkça,
kendi gölgesinden korkmamayı öğrendikçe
kurtulacaktır.
Kurtuluş, göğe yazılmış bir müjde değil,
insanın kendi iç sesine verdiği
en uzun cevaptır.
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 14:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!