Evvel zaman içinde
Efendime söyleyim
Günlerden birgün...
Gözü tok gönlü pek
Evli-barklı kadınlar
Elişi örerlerken
Dizi dibinde sevgili kocasının...
Hep dolunayda mı çıkar ortaya
Eteğine kurt düşmüş
Bu süpürgeli yaşlı cadılar?
Ne kadar gizlese de
Bin yıllık hasedini
Vakti gelince
Pandora'nın kilidine
Dokunur zaman!
Günden utanır da
Geceye sığınır yine
O an karanlık!
Efendim
Nereden geldiği bilinmez
Yine o klasik
Dolunay akşamlarından birinde
Birgün
Eski avcı kurt sürüleri
Peydah olur birden!
Baş kaldırarak
Issız yamaçlara doğru
Koro halinde
Var güçleriyle ulumaya başlar
Hep bir ağızdan!
Korku salmak ister gibi geceye..
Ne olup bittiğini kimse
Daha hiç kavrayamadan
Al karısı küpüne biner;
Büyük bir hışımla
Ağar gökyüzüne doğru!
Birbirine katar süpürgesiyle
Siyah beyaz demeden
Aniden
Bütün bulutları!
Gecenin ırzına geçer
Sabaha kadar
Utanmadan!
Bir fırtına alır dörtyanı...
Birbiri ardına siyah dalgalar
Deniz kıyılarını döğer
Durmadan!
Anlarsınız ki o an
Ahı tutmuştur atıklarının
Mitolojik tanrıların!..
Elini eteğini toplamış
Kuru kafalı, pörsük saçlı
Döl tutmayan yapayalnız
Menapozlu kadınların!
Zaman tünelinde
Bir yaz akşamı biricik eşinle
Oturup yan yana keyifle
1925 model, yuvarlak
Otuzyedi ekran
Ve siyah beyaz
Nostalji şaheseri o
Amerikan mücizesi
Bir televizyon ekranından
Canlı yayınında seyrederken
O anları...
Çekirdek çitleyip öylece
Duştan sonra işte
Bilirsiniz
Nazlı nazlı ikiniz..
Bütün rehavetinizle
Şöyle ayaklarınızı uzatıp da
Genişçe ileriye
Derken, birdenbire
Ayın yüzüne sıçrar
Aynı erkeğin spermiyle
Beslenmeye çalışan
İki kadının çığlıkları..!
Allahım!
Yoksa bu bir rüya mı?
Fantazi mi, yalan mı?
Riya mı, ironi mi?
Ne? Yoksa
Mizah mı?
Düşününce
Ne çok benzer aslında
Onlarla, değil mi?
Sofradan erken kaldırılan
İki küçük çocuğun
Açgözlü mızmızlıkları...
Aynı dokumadan
Tıpatıp sanki
Aynı kalıptan çıkmış gibi
Davranışları!..
Kıskançlık ve haset!
Ya sevgi kurtaracak dünyayı!
Ya da yakacak
Kadınların kıskançlıkları cihanı!
Kadınlar ve erkekleri...
Kadınların cicili bicili
Oyuncakları!
Al bakalım elinden
Alabiliyor musun?
Bir dene de gör bakalım!
Nasıl da birbirine katarlar
Ortalığı!
Evet, üstadım!
Dünya yüzünde
Henüz, bu derdin bir çaresi
Bulunamadı!
Bırak bunları şimdi de
Al eline defteri, kalemi!
Yaz bakalım güzelim
En sağlam yere yaz ki
En güvendiğin yere...
Bir daha silinmesin!
Okumak istersen ileride
Açar, bakarsın aynada
Kendi resmine
Tamam mı?
Senin imkânsız, dediğin şey
Bize çocuk oyuncağı gülüm!
Kötü komşu, meğerse
Hiç aklında yokken bile
Mal-mülk sahibi edermiş
Şiirin ustasını!
Bunu hatırlarsın
Vakti gelince..!
Hem ayrıca
Kitap çıkarmak da neymiş ki!
Kafamı fazla bozmayın bak!
Ben yayınevi kurarım be
Size inat!
Ben ki
Denizleri boğarım
Her gece düşlerimde
Okyanuslarda dümen tutarım
Beyaz yelkenlimle
Bakışımla yeşertirim çölleri
Öyle ki
İstesem
Evimin terasına asmak için
Pembe mandallarla
Toplarım gökyüzünden
En güzel bulutları
Yağmurla yıkarım gönlümü
Çiğ taneleri konar
Göz pınarlarıma
Ve sonra
Her sabah ben aslında
Güneş açmadan önce
Çiğdemlere bakarken
Nevruzlar doğururum
O da yoksa mesela
Bir menekşe koparırım
Dadaloğlu Diyarından;
Sivas'tan, Tokat'tan
Tozanlı Köyleri'nden
İskefsir Yaylası'ndan
İmkânsız aşka düşsem
Onun şiirindeki gibi:
"Hendekten hoplama
Herge düşersin!
Menekşe koklama
Aşka düşersin!
Evveli benim idin;
Şimdi kiminsin?
Yoksa, yâd ellere
Yârim mi dedin"?
Kuzey Anadolu Dağları'nın
Hırçın rüzgârıyım ben!
Dünek Yaylası'nda
Gezen yavru ceylanım!
Komanagerya'da yedi gün
Yedi gece
Düğün dernek kurarım da
Hiçbirinizin ruhu duymaz!
Anladınız mı?
Ben o sizin bilindik
Kıskançlıktan kuduran
Küçük fesatlıklarınıza
Kurban edilecek biri miyim?
Söyleyin bakalım!
İstesem bütün dünyayı
Aşkla
Yeni baştan yaratırım!
İstesem yeri- göğü
Şiirle donatırım!
Irmak olsam üstümden,
Gökkuşağı olsam altımdan
Atlayıp geçemezsiniz!
İtirazı olan..?
Ötesi var mı daha?
Altına da basarım imzayı;
Hiçbiriniz öyle ki
Yanımdan geçemezsiniz!
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 17:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Esma Özdemir İstanbul, 9 Haziran 2026 Salı, Sa:15:50




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!