Beden boş bir mezar
Sinede yoksa iman
Karardı mı kalpler
İnsanlık o zaman ziyan
Irklar yaratılmış
Varlığındaki bu masumiyet
Nasıl yakar yüreği ?
Masumiyet kor olabilir mi ?
Elini uzatıp da dokunamamak
Nasıl yakar elini ?
Yanında olaydım
Bakaydım o gözlere
Tek beden olaydık
Bir tek nefeste
Dokunaydım tenine
Eriyeydim terinde
Görmek istesem ne mümkün
Toprak seni saklar
Sana sadece eski resimlerde dokunmak
Bilsen içimi nasıl yakar
Seninle daha dün halay çekerken
O ZAMAN ANLATTIM AMA ANLAMADIN
BİR GÜN ANLADIN AMA YAPAMADIN
ŞİMDİ YAPTIN AMA OLMADI
ÇÜNKÜ BEN MECBUREN SUÇLUYUM
Ey yerde bulduğum gökyüzü, yüzümü döndüğüm uçsuz nehir,
Bırakma omzuma bu ağır yası, bu kalbi gel yetim eyleme.
Sen yoksan içimde dilsiz bir fırtınayla büyür bu şehir,
İçimdeki yangını dindiren o gözleri, gel, ırak eyleme.
Düşünmekten ezilmiş bu vicdanı gel kaçışlarında uzak eyleme,
Bakışınla erit ruhumda zamansız buz tutmuş kışı.
Bir uçurum misali yuttun tüm dertlerini,
Kimse bilmez kalbinin o gizli zenginliğini.
Kolay mı baba, bir ömrü feda etmek bize,
Bak, saçındaki aklar şahittir derdimize
."Işıkları söndürün!" derdin, heybetli bir sesle,
Ağır gelmiş omzumdaki o eski gölgeler,
Zaman bir dehlizmiş aslında, ne de geç anlamışım meğer !!
Ne yaşadığım keder bozmuş beni, ne de bu dertler,
Asıl yük, kendi kalbime geç kalmammış gafletten
Oysa yağmur henüz vuruyor pencereme,
Meğer bir rüyanın içindeymişim, fena halde sırılsıklam.
Bütün yollar bir noktada kesişti,
Herkes bir yere gidiyordu.
Kimse sormadı yolun bittiği yeri,
Herkes vardığını sanıyordu.
Sen yolu seçtin, yol seni,
Bense ikinizin arasında kaldım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!