Beklemem artık senden ne selam ne hatır
Son kez yazarım kalemi alıp elime
Sesim titrek titrek, vururken bam telime
Beklemem artık senden ne selam ne hatır
Unuttukça bir başka hatıra üşüştü
Sensizlikte ömrüme zemheri kış düştü
Kavrulan çöllerde bahtıma ateş düştü
Unuttukça bir başka hatıra üşüştü
Gül gibi görünüp ele batan hâr'dan usandım
Her sözü ok olup gönle batan yâr'dan usandım
Kâm almadım hayattan hiç, bahtıma hep gam düştü
Mutluluk beklerken, gelen ah u zârdan usandım
Yıllar sonra alıp da kalemi elime
İçimi dökeyim dedim birkaç kelime
Zaman akıp gitmiş; bir anlatayım hele
Yıllar sonra alıp da kalemi elime
Sabreyleyin a dostlar gam u derd ü mihnete
Elbet bilinir, bu nâçar bitiş nereyedir
Böyle sürmez felek, birgün devir-devran bite
Kaptanı yok bu gemide, gidiş nereyedir
Ne zaman uslanacaksın, Safrani, ömür bitiyor
Bel bağlayıp durduğun güzelim hayat yitiyor
Nedir bu yalpalamalar, yok gibi sanki, iraden
Bitkinsin, yorgunsun; kesilmiş gibi mecalden
Ölüm ki gerçektir, hatırla sıkça
Öbür tarafa hazırlan, neyse geçer akça
-2000
'Arınma kurnası' diyor, şair, cehenneme
Hakikat söyler amma, dayanacak güç kimde...
-2000-
Muhterem büyüğüm İsmet Macit Bey’e...
İlklerle aynı safı paylaşmak düşer bahtımıza
Sonsuzluğa kanat çırpmak düşer, omuz omuza.
Mânevi âlemlerden perdeler açılır birgün
Eller, -dupduru- yerden semâya saçılır birgün
Bir nesim-i latif mi okşar yüzümüzü, bilmem
Yaban illerde, yavuz rüzgarlar mı kalır bahtımıza
Bezminle sermest olduğum hasretli günler a dostum
Şöyle bir uzaktan göz kırpar mı dersin...
O şen-şakrak neşveden zindelik kalır mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!