Elimden bir şey gelmiyor.
Karşımda su ve ateş…
Hangisi daha güçlü ki?
Ey,evrenin gerçek efendisi!
Su ateşi söndürebilir mi,
Ne zor anlatmak beni sana
Begonyanın rengini soldurdu geceler
Menekşenin kokusu dindi
Ellerin yasaklarda
Yüreğin bomboş
Ne zor anlatmak,ben demek
Bugün günlerden pazar,temmuz sıcağı,
Alev yağıyor camlara…
Bahçemde pembe ortanca
Ve bir serçe susuyor usulca.
Bendeyse sadece mart ayazı,
Kar yağmış dallarıma,aysberge dost yüreğim.
Küçük bir kızken bana yalan söylediler
Kalbin rengi kırmızı değilmiş meğer
Yıkılır acılar paldır küldür
Siyah bile ar duyar kendinden
Git bulut sıkıldım senden
Bana başka şiir getir
Hüzünlü olmasın sakın
Yağmur da istemem
Karatma çehreni,sıkıldım senden
Başka şarkı çal bana
Her şeyin bitiş çizgisi varmış.
İşte sonuna geldik yılgın gecelerin,
Karanlığın,bezgin aynaların,solgun tenlerin,
Perdelerin arkasına gizlenen hiçliğin...
Işığın kayboluşu,gurup vakti ve
Nihayeti yaşanan günün.
Kucağıma almadan sevdim seni
Ana rahmini kutsadığın günden beri
Panzehri oldun engereğin
Yanağındaki al,adeta mucizesi evrenin
Bir gülüşün şenlendirdi cenaze evimi
Yerini doldururcasına gidenlerin
Çocuksu bir masumiyetle
Geldin yanıma
Ay yüzünde ışıltılı bir rüya
Şimdilerde göremediğim
Pırıltılarla
Çeneni kaldırıp yukarı
Hep yağmur mu dökecek yaşlarını?
Peki ya güneş,o da ağlar mı?
İntihar tadındaydı hayat,
Yazgının çizgileri hep kırış kırış…
Bir ömre yetecek tuzu yutmuş balıklar,
Deniz yuttu dalgayı
Dalgalar denizi sardı
Koca okyanusa can mı dayanır
Gemim su aldı
...
Bak işte sonunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!