Duraksız yolcuyum hayat hanında
Bir gece misafirin kalsam ne olur?
Sakla mihman eyle gönül odanda
Gizemli dünyana dalsam ne olur?
Hoş görüp sabretsen çeksen nazımı
Hani;
Aşkımızın çınarıydın,
üstümüzde kol kanat...
sensizlik kavuruyorken beni
hani ya gölgen nerde?
boşluktayım düşüyorum
Bir rüzgâr hızıyla geçti ömür,
Yaşandı bitti oldu yalan.
Güzelliğin inceliğin ve asaletin,
Bir çok meziyetin aklımda kalan.
Berrak bir denizdi yeşil gözlerin,
Öyle bir derttir ki bu zalim sevda
Bir defa düşenin vay haline vay.
Bazen adam gibi bazen şinanay
Deli say divane say ne sayarsan say.
Bir yara türetir kalbin içinde
Bilir misin sevgili
kar en çok bizim memlekete yakışır
Beyaz bir gelinlik misali vuslata umutlandırır herkesi
İnce ince yağarken kar taneleri
Önce umutlarımıza yağar
Sonra üstümüze
Bir ömür tükettim gün gün severken
Senden vazgeçmeyi kolay mı sandın
Güzel gözlerinde aşkı bulmuşken
Terkedip gitmeyi kolay mı sandın.
Değerin biçilmez her şeyden yüce
Sevda denen kör kurşun
Kaçtıkça beni buldu
Avcıymış helal olsun
Attı kalbimden vurdu.
Saklanmak çare değil
Şöyle dönüp baktım çocukluğuma
Oyunları oyuncağı güzeldi
Çelik çomak birdirbir tel araba
Kendir ipli salıncağı güzeldi.
İlkbaharda gidilirdi yaylaya
Bedestende pazarsızız
Aşk yanığı zararsızız.
Kalburaltında pahasızız
Bize artık sevmek yasak.
Kozasında ipek tutsak
Bir başkaydı memleketimin aşkları
Saf temiz ve duygulu
Sevenler tam severdi
Aşıklar sırılsıklam düşkün tutkulu
Birliktelikler sonsuza dek sürerdi
Beraberlikler bir ömür boyu…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!