Hani açlıktan karnına taş bağlamıştı
O’nu gören sahabe durmadan ağlamıştı
571' de dünyaya bir güneş doğdu
Asırların beklediği peygamber işte buydu
O bir sağanak gibi geldi hayatımıza
İlahi bir söz üfledi kirlenmiş ruhumuza
Şimdi ağlıyor yerler ağlıyor gökler
Hani nerde o şefkat dolu peygamber
Gözlerimi kapattım bütün dünyam sen oldun
Birazcık yaklaşınca dur dedin bana durdum
Modern çağda İslam'a hakim dünya görüşü
Büyük gökdelenlerden Kâbe'nin görünüşü...
Tembel olma çalış kazan gayret et güzelce
Rızkı veren Allah’tır kul bir sebep sadece
Şehrin kalabalıklarına tapıyor bırakamıyor yapışmış elleri
Birazcık daralınca geliyor aklına köyün kerpiç duvarlı evleri
Kendinizi kandırmayın siz ait değilsiniz o masum dünyaya
Sadece cenazeniz gidecek günün birinde şehirden oraya
Sen hiç gördün mü köyüne giderken şehirli adetlerini bırakanı
Elde pahalı telefonlar, sahte gülücüklerle dolu koca bir anı
Kalbi eğri olanlara yalan çok tatlı gelir
Doğru sözlü olana işte peygamber denir
Film gibi aklına gelir şu dünyada yaptıkların
Boş şey bunlar diye bir kenara attıkların
Pişmanlığın fayda etmez o ruhlar aleminde
İşte bütün hesaplar kıyamet sahnesinde
Herkes kaçar bir tarafa uzaklaşır birbirinden
Yapılanlar akla gelir o dünya aleminden
Geçecek aylar bitecek seneler
Ama gitmeyecek gözümüzden o masum kareler
Hayat bu dengesi yok öleceğiz hepimiz
Ahireti bekliyor hesap için Rabbimiz
Bir içmeklik su gibi ömür vermiş sahibin
Seçim senin ya nefsin ya da Rabbin
Bu amansız yolculuk bile seninle güzel
Senin olmadığın yemyeşil diyar bana viran bir şehir
Sen olunca zikzaklı yollar bile dümdüz bir ova
Bu kalp seni düşünmezse ruhum ölü bir şair
Bilmem ki karşına çıkıp söylesem ne dersin, kızarmısın, kırar mısın bilemem
Ben hep kırıldım bu güne dek artık tahammülüm yok ki ölemem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!