EY İNSANOĞLU!.. (2)
Neden böyle yükseklerde uçarsın?
Kimden, niye, nere, nasıl kaçarsın?
Sanki ölmeyecek gibi yaşarsın
Sonuçta bizim gibi bir beşersin!
EY İNSANOĞLU... (3)
Hep kendim gibi sanırdım ben seni
Bak yine sırtımdan vurdun sen beni
Yaptığın yanına kâr kalır sanma
Gün gelir adâlet bulur yerini !!!
EY İNSANOĞLU... (4)
Böbürlenip durma öyle
Bir gün sen de öleceksin
Hatır gönül yıkma öyle
Bir gün hesap vereceksin
EY İNSANOĞLU..! (5)
Bir değilse özün sözün
Hiç gülmüyor ise yüzün
Hep haramda ise gözün
Hiç kızarmıyorsa yüzün
Ey insanoğlu!..
Çoğu gitti azı kaldı
Yazı bitti güzü kaldı
Geldi kapıya dayandı
Hazırlıksız yakalandı
EY İNSANOĞLU... (6)
Karakterin bozuk, vicdanın yoksa
Fidan gibi boyun olsa ne yazar
Kapı komşun açken, haberin yoksa
Dünya dolu malın olsa ne yazar
EY İNSANOĞLU... (7)
Bel bağlama
şu üç günlük dünyaya
Er geç bir gün
göçüp gideceksin...
EY İNSANOĞLU... (8)
Vicdanın temiz
gönlün güzel
olmadıktan sonra
Dünya kadar
EY İNSANOĞLU... (9)
Sorsam sana
bir bilmece
Desem ki;
Söyler misin bana
Ey İstanbul!..
Seni özledim İstanbul bugün yine
Divane âşık gibi delicesine
Sevgin yüreğimi öyle fethetmiş ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!