Sus, konuşma artık dil!
Sukuta vurulmamışlar,
Gönül halimizi nece bilir?
Sahi, her şeyi bilenler mi,
Bildiğini unutanlar mı,
Çaloyna Tilki
Yoğurtçu Bayram
Ülkenin Gündemi
Yarınlar için
Umudun kalmazdı
Görseydin
Bazen alçaklarda sürünsek de,
Hep yükseklerde olma isteği var içimizde.
Soğuk giysileri çıkarıp atalım,
Allah sevgisini, sıcak tutalım yüreğimizde.
Umutlarımız tükendiğinde yeşerir
Bizde, en güzel, en temiz, duygular
Gözyaşlarımıza karışıp uzaklaşır
Aslımıza yabancı olan tüm arzular
İnsan düştüğünde, bir dost arar
Anladım ki,
İyi kadınlar
Kanatlanıp
Melek oldular
Demek ki,
Savaşı yaşamış bir güvercin gördüm
Aldım onun ellerime, sımsıkı sardım
Barışa uçsun diye, tekrardan saldım
Güvercin, neden, kimden bu kadar korktu....
Tekrar bana neden döndü anlamadım!
Ey, yoluna gül döktüğüm
Güllerimi görmedin mi?
Ey, gönlünden sevdiğim
Halimden farketmedin mi?
Ey, sazım, sözüm, şiirim
Kiminin sevinci,
Kiminin hüznü güzeldir
Anlam bulur, her damla
Gözler, gönle değdiğinde.
Bir taș yerinden ayrılırsa
Kutsanan bir yapı çöker
Yuva arayan bir sinek
Firavun vucudunu seçerse
Ölmez denileni öldürür
Tașı yerinden oynatan
Nerede yaşıyorsa
Oranın rengi olurmuş insanın içinde
İşte bu yüzden güzelim
Acı görüyorsun gülümsememde.
Bir an yokluğuma düş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!