Karayemiş dalında,
İyi niyetli bir karga,
Yolu düşmüş işte,
Gözüne kestirmiş,
En tepedeki siyah,
Karayemişe bakacak.
Sen gelince aklıma,
Gözümün önünden,
Önce gözlerin geçer.
Bağlanmıştır gönlüm
Ona söz geçiremem,
adam gibi adam, şu bizim kardan adam!
vakur bir duruş, asil mi asil bir bekleyiş,
kafası rahat, ne bir aşk,ne dünya telaşı,
gözlerin ferinde, iki siyah zeytin hepsi o kadar.
Allah seni bize hediye etmiş kar,
Başımızın üstünde hep yerin var.
Hoca Nasrettin ekmeğine sürmüş,
Bilebilsek sende ne hikmetler var!
Çiftçilerin yüzlerini hep güldürsen,
Kimilerine göre karayız?
Kimilerine göre beyaz?
Çamura bulanmış olan,
Şu akan sulara dön bir bak!
Ders vermiyor mu biraz!
Eski evlerin, eski kapılarından içeriye alınacaktır, kısa misafirliğe gelen güneş
Belki de bu yüzden Karadeniz'de kapılar güneş batıncaya kadar, uzun açıktır.
Asıl küreklerine,
Ömür sandalının,
Genç sandalcı,
Gece, gündüz,
Yoruldum demeden.
Karakter denilen şey belli bir yaştan sonra iyice oturuyor!
Hadi dışarı çıkalım, değişiklik olsun desende, kalkmıyor!
Suya bakınca,
Kendimi görüyorum suyundaki aksimde
Çok üzgünüm,
Hala benlik hezeyanı varmış benim içimde
Ellerinde ipim,
İster rüzgarla uçur, ister süründür yerlerde
Kışın yanında olmayan sevgilinin,
Yazın saltanatını sürsen ne çıkar!
Farz etki, kömürlüğünde kömürün var ama,
Asansörün yok, istek ve arzun yok,
Bu gönülsüzlükte en fazla hayaller kurarsın,
Hayallerde beşinci kata nah çıkar!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!