Kopuyor kızılca bir kıyamet,
ülkemin namus saydığında;
ne yangınlar yanıyor seksen milyonun bağrında.
Düşmez cemre, gelmez bu yıl bahar.
Acı oku toprağın ortasına batar.
Koşmak ister analar evlatlarına,
koşmak ister evlatlar analarına.
Ne mümkün koşmak yıkılmış yollarda!
Çarşaf gibi örtmüş beton yavrumun üstünü.
Öyle bir sallantı ki kesti anamın sütünü.
Çarşaf gibi beton örtmüş anamın üstünü.
Öyle bir sallantı ki;
daha emmeden aldı anamı benden.
Zâtî tokluğu öğrenmemişti
bendeki bu küçük beden.
Hükümet ki düştü gözden.
Düştü üstüme bir taş.
Gözüm görmedi güneş.
Üç, beş, on, yirmi…
Kaç saat, kaç gün oldu sahi?
Belki geldi biri,
utancından kaçtı geri.
Bir ışık başkası için küçüktü ama
o ışık ümitti bana.
Uzattım elimi, tuttu birisi.
Kurtuldum mu şimdi?
Hüzünlü bir sevinç sardı içimi.
Kurtuldum mu şimdi?
Ardımda kalan ailem…
Buysa kurtuluş, istemem.
Yaşamak ne meşakkatli,
ne zor şey imiş meğer!
Yaşamak ne zor şey imiş.
Kayıt Tarihi : 17.05.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında kaleme alınmıştır. Şiirin yazarı o dönemde 20 yaşındadır. Aynı gün içerisinde meydana gelen büyük sarsıntıların ardından Türkiye, ardı ardına gelen artçı depremlerle sarsılmış; bu olaylar geniş bir coğrafyada derin bir yıkıma yol açmıştır. Depremler, başta Kahramanmaraş olmak üzere Hatay, Gaziantep, Malatya, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Kilis, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerinde büyük hasar oluşturmuş, çevre illerde ve hatta Suriye’nin kuzeyinde dahi şiddetli şekilde hissedilmiştir. Bu felaket, modern Türkiye tarihinin en büyük afetlerinden biri olarak kabul edilmekte ve 2023 Kahramanmaraş depremleri olarak anılmaktadır. Yahut bu depremin görünen yüzünün yanı sıra, yalnızca on il değil, Türkiye’de 81 il ve dünyada birçok Türk’ün yaşadığı şehir. O gece uyanmıştım ve yollar kapandı. Ama yalnızca yıkımdan ötürü değil, insanlar erzak, kıyafet ve yardım götürebilmek için gerek çıplak ayak, gerek kamyonetlerin kasasına doluşarak o alanlara intikal ettiler. Tüm Türkiye tek bir yürekle aynı saatte ayaklandı. Din, dil, ırk fark etmeksizin herkes el ele tutuştu ve yurttaşlarımız için gönül sızısını birleştirdi. Kayıplarımız bir ailenin değil, tüm ülkenin kaybı oldu. Bu kez ateş yalnızca düştüğü yeri yakmadı. Ateş tüm Türkiye’nin yüreğinde hâlâ yanmaktadır.




TÜM YORUMLAR (2)