Yine vurdu şafağın şavkı İda başına,
Yazılmış kadim mühür toprağına taşına.
Bir Beyaz Kartal kondu gönlümün avlusuna,
Selam getirdi sanki dedemin uykusuna.
Plovdiv’den Akçay’a uzanan ince yollar,
Gurbeti vatan yapan o sımsıcak kollar.
Abdi Bekirov adı tarihe nakış gibi,
Çanakkale içinde bir keskin bakış gibi.
N
Es ey rüzgar, Akçay’dan zeytin kokusu getir,
Yorgun düşmüş ruhuma huzur uykusu getir.
Bir yanda ak nurlar, bir yanda derin sırlar,
Dostun sesini bekler şu geçip giden yıllar.
Zeytinli'nin içinde "nema" derim eskiye,
"Plaketa" tadında başlarım bir türküye.
Sedni hele yanıma, dertleşelim seninle,
Hasan’ın yüreğinde her söz ayrı bir inle.
Gördüğüm o büyük nur, göğün en yüksek katı,
Ayırırım her daim karayla o beyazı.
Negatif gölgeleri dumanından tanırım,
Güzel kokulu suyla ben her gün yıkanırım.
Kul Hasani’yle kurduk bu gönül köprüsünü,
Unutmadık dostluğun o kadim öyküsünü.
Altı kıta, tek yürek; döküldü hece hece,
Işık olsun bu şarkı, her karanlık geceye...
Hasan Belek
26 12 2025- Akçay
Kayıt Tarihi : 26.12.2025 15:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Kutluyorum değerli Hocam.
Selam ve sevgiler saygılar sunuyorum...
TÜM YORUMLAR (1)