İbrahim Yılmaz Şiirleri - Şair İbrahim Y ...

İbrahim Yılmaz



Yalan mıydı hep bu sevdalar, sevilmiyor sevenler
Kalbimi her gün yakıyor eylülden kalma hüzünler
Yürekten söylenmemiş sözlere kanmasın gönüller
Kalbimi her gün yakıyor eylülden kalma hüzünler.

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz



Yalan mıydı seviyorum dediğin yürek sevgin
Bir heves miydi kalbimi çelen tatlı sözlerin
Hani sonsuz aşkla seviyordun, sen şimdi nerdesin
Bir heves miydi kalbimi çelen tatlı sözlerin.

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz



Acziyetimin yergane sebebi
Epey zamandır
Bana görmem için dikte ettirilen yalan rüyalardır
O rüyalar nice canlar yakacaktır

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz

Aslında bu kalp sen sen, diye diye atar da
İşitmez fani dünyanın aciz varlıkları
Dağlar taşlar inler senin ihtişamından
Hiç bir şey dindiremez ırmakların gözyaşlarını.

Dingin ve ölgün bir ekim akşamıydı zaman

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz

Kalmadı senden yana hiç bir umut ve teselli
Yalnız hatıran kaldı öksüz kalbimde yeminli
Her şeyi maziye gömdün unuttun beni besbelli
Yalnız hatıran kaldı öksüz kalbimde yeminli.

Akçay- Aralık 2015

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz


Yalnızlığımı gidermiyor sensiz çalan şarkılar
Eylül geldi diye küsüp gitmiş bütün göçmen kuşlar
Artık tek tesellim mazide yaşanan hatıralar
Eylül geldi diye küsüp gitmiş bütün göçmen kuşlar.

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz


Yalnızlığımı gidermiyor sensiz çalan şarkılar
Eylül geldi diye küsüp gitmiş bütün göçmen kuşlar
Artık tek tesellim mazide yaşanan hatıralar
Eylül geldi diye küsüp gitmiş bütün göçmen kuşlar.

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz


Hava keskin bir ustura gibi
Yakama yapışmış umutlarımı kesiyor
İnsanlar sabrın sınavında ama
Habersizce hüznün girdabından geçiyor,
Köhne bir meyhane gibi olmuş dünya

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz



Yalnızlığın acı resminde sevdiğinin gözleri ağlar
Geceler uzadıkça menekşe gözler yüreğini dağlar
Unuturum deme sakın bu aşk seni her gün ona bağlar
Geceler uzadıkça menekşe gözler yüreğini dağlar.

Devamını Oku
İbrahim Yılmaz

Dalgalar sarp kayaları dövüyordu her gece
Duymuyordu onu ne dalgalar ne de çakıl taşları
Yalnızlığını katık yapıp dalıyordu adamın bakışları
Aslında adam kederliydi derinden derine
Adam ağlıyordu şehrin uğultusunu bastıran sesiyle.

Devamını Oku