Aşk;
Ne sönmek
Ne de söndürmekti
Aşk;
Yaşamak
ve yaşatmaktı aslında
Aşk,
ne sönmekti
ne söndürmek.
Aşk,
ateşe gül atmak,
yandığını kimseye söylememekti.
Gece, ağır bir battaniye gibi
şehri sararken,
uyku uzaklaşmıştı sokaklardan.
Cemil, çocukla birlikte
pencereden dışarı baktı.
Gökyüzü, yıldızlarını saklıyordu.
Bir çağ vardı…
Rüyaların unutturulduğu,
çocukların gökyüzüne değil,
ekranlara baktığı bir çağ.
Ve bu çağda, insanlar
gözleri açık uyuyordu.
Gece yarısı kapım çalar —
kimse değildir,
ama içeri dolan o serinlik
çocukluğumun nefesidir belki.
“Rüzgârdandır,” derim,
Nice dağ aştırmıştır
Nice zincir kırdırmıştır
Sessiz sedasız
Taşsız sopasız
Kavgasız
Herkes bilir de
Yola da çıksak yoldan da
Gönüle de düşsek gönülden de
Özgür olmak istedik
Düşünebilmek için
Düşünmek istedik
Özgür olabilmek için
Sevdamız Anadolu’dur —
toprağı alın teriyle yoğrulmuş,
sesi dertle, kalbi sabırla örülmüş.
Bir elinde saban, bir elinde dua,
yürür bu topraklar kendi üstünde.
Şiir varsa ben de varım
Aşk da olmaz savaş da
Şiir olmasa
Söz saza ağlamazsa
Saz öksüz
Nağme Yarım kalır
Çanakkale bir geçilmez kale oldu
Vahşetin üçü beşi hepsi birden doldu
Nice genç yiğitlerin ferleri soldu
Yakıldı ama yıkılmadı Çanakkale
Gördüğün yerleri bilmeden geçme




-
Ibrahim Halil Aksoy
Tüm Yorumlarhttps://www.tilkikitap.com/kitap-basilanlar/kitap-baski-ibrahim-halil-aksoy-bir-ses-var-duyabilene-1749.html