-Önce Mehmet Görmez kükredi:-
Diyanetin başı zat, tipe bakmayız, dedi.
Kuran için zamanı, boşa yakmayız, dedi.
On iki yaş altına, yasak demiş yönetim;
Yönetimi es geçer, yasak takmayız, dedi.
Erdoğan, topladı bürokratları;
Sizi, kanun ile sınarım, dedi.
Vatandaş gözünde varsak biz eğer;
Vatandaş derdiyle yanarım, dedi.
Vatandaş teklerse gittiği yolda;
Bir kadın, bir adama, evli olduğu halde,
Gönül verip bağlandı aptal olacak kadar.
O adam, bir kadına, bağlı kaldığı halde,
İstedi birliğini, benzi solacak kadar.
Yakışıklı hâline, dilde sözüne, kandı;
Rabbim! Zikrederken senin ismini,
Ruhumu bir sevinç, güzellik aldı.
Her mahluk, akseden aşkı-sevgini,
Aldı da muhabbet sırrına daldı.
Feza denizinde gider Yerküre.
Memurlar, Devlet'e, başvuru yaptı;
Bizler, bu yandayız, şaşırma! dedi.
Kararlı tutumu çevreden kaptı;
Bizi, himayenden, kaçırma! dedi.
Sendika kurmuşuk pazarlık için;
-Ben, İstanbul'da Doğdum-
Doğduğum ilk günlerin parıldayan havası,
Ummadığım biçimde rengini atıp soldu.
Ortalığa çıkınca çağdaşlaşma modası,
En güzide mekanlar ihmal kurbanı oldu.
Şimdi, 'ah' mı edeyim 'bitti İstanbul' diye?
-Baykal uyarıyor-
Makamı, dik yokuşta, bekler avcılar varmış!
Yankıyı, gür çıkartan, türlü çavcılar varmış!
Suçu da, suçluyu da, dehliyormuş kimisi;
Suçsuzu suçlu yapan sahte savcılar varmış.
-OKtay Ekşi Söyledi-
Zevki için hukuku, dilde anan var, dedi.
Zanlının suç yükünü, mutlak sanan var, dedi.
'Sahte yargıçlar' deyip, ima etti bir yeri;
Hevâ okyanusuna, dalıp kanan var, dedi.
-Yılmaz Öztuna bildiriyor:-
Yasal yoldan sapmaya, zorlayacak veri yok.
Çelme yeyip düşenin, göz koyacak yeri yok.
Anayasa, kitapta, yazılanlar bilirdik!
Bir de yazısızı var, milletin haberi yok.
-Garip bir fikir! -
Bir muhterem demiş ki: Çağı sollayamayız!
Üç uygarlık tipini dizip boylayamayız!
Bilinçaltı dünyası, sarılmış kodlar ile;
Çağ olmazsa İslamı görüp anlayamayız!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!