Şükür aç, açık değiliz burada
Yem olmuyoruz çakala,kurda
Yemekler yapılıyor yağsız,tuzsuz
El üstünde tutulsak ta herkes mutsuz
‘’kuşu altın kafese koysalar der ille vatanım’’
Sizleri yetiştirmek için geçti zamanım
Neler umuyordum neler buldum
Kırıldı bir,bir kanadım,kolum
Kaldım bir köşede dertlerimle baş başa
Şikayetim yok yaratana haşa
Arıyorum sizleri kerbelada su gibi
Yaşadığım ölüm değil ölüm uykusu gibi
Arkadaşlarımın çocukları geliyor ara sıra
Sizler nerdesiniz gittiniz mi Mısıra?
Gelin ayda bir,hiç olmazsa üç ayda
Yaralı kalbim bulur belki bir fayda
Yük olmazdım oğul yanınızda olsaydım
Batar mıydın masaya bir kap fazla koysaydın?
Bilirsin ayırmam hiç yiyecek, içecek
Sevinirim olsa eski püskü giyecek
Sizleri üzmez sözünüzü tutardım
Zehir olsa sözleriniz yine de yutardım
Ne oldu soframızdan kalkmayan dayına
Nerede komşular bayılırdı çayıma
Sayemde gördüydü amcan sırtında aba
Hangisini söylesem tuz basılır yarama
Kimse korkmasın verdiklerimi istemem
Böyle yazılmış yazım istesem de silemem
Geliniz yeter ki bir şey getirme
İstemem beş para da verme
Utanıyorsan boş kutuyu sar getir,
Bal sayarım istersen kar getir
Böyle sürmez gün ola devran döne
Kişinin yaptığı bir gün gelir önüne
Örf,adeti yıkarsan böyle eğer
Sen benden de olursun beter
Geçiremiyorum sözü şu yaralı gönlüme
Şimdi gelmiyorsan,sakın gelme ölüme!
Kayıt Tarihi : 20.11.2006 22:45:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsanların gittikçe vefasızlaştığı şu dönemde huzur evinde kalan yaşlılarımızı ziyaretim sırasında duygulanarak onların ızdıraplarını dile getirmek istedim.Huzur evlerinde ortam ne kadar iyi de olsa onları özlem ve vefasızlık yıkıyor.oraları ziyaret edelim.

TÜM YORUMLAR (1)