"K/ağıt üzerinde yırtıldı aşk
Kırıldı kelamın ucu
Şifa barındırmaz ten" ...
D’uyacaksın ...
Damarlarda aşk akacaksa elbet yırtacak
Şahlanacak kalp
Sonra durulacaksın
Bırak sevda sızsın parmaklarından ırmaklara
Canlansın yanılgıların hasret duruklarında
Belki bir macera
Ya da hüsrana uyanırsın…
Sabret !..
Ölü hisler kanatlanacak gözlerinden
Ölü ankalar güvercin gagasında yem
Maya tutmaz zamanlarında yürek ayrılığa mühürlenecek
Sende umutsuz kalacaksın
Gözyaşları dökülecek ay yanaklarından
Dolup taşacak gamzelerine
Umut bildiğim sabahlarımı hüznüm muştuları ile karşılayacak
Albenisini yitirince dudakların
Avuçlarına dökülecek gülüşlerim
Tükenmenin eşiğine vardığında ağlayacaksın!..
"Gözlerinden cayma bedeli
Sevdaya dair kaktüs dikeni "...
Yalnızlık korkusu senfonisi sağır eden bir yankı
Kehribar hüzünler sarmalında kokuna yamalanacak hasret
Tebessüm papatyaların dört yandan kızıl uçurum diplerine düşecek
Adımların er geç sabitlenecek
Bana geç kalmışlığını anlayacaksın...
"Aşk namına meşru müdafaa sayılır mıydı hasret çekmek"…
Gönlüm menzilimden savrulan sevdan kekemeli heceler
Varır mıydı gönlüme gık etmeyen yüreğine
Endişeye mahal vermeden sevebilseydin yüreğimi eğer
Belki de bahar rüzgârın olup kirpiklerinde dağılacaktım...
"Faili meçhulüm
Müsebbibim sevmeyi beceremeyen yüreğin" ...
Gönlümün sevdadan kar beyaz dağlarına
Çarçur edebilseydin aşk adına kalp kırıntılarını
Dalabilseydi gözlerimin katranına yüreğin
Senden başka ümit olmadığını anlayacaktın...
"Aşka kandil yaktığım günden beri
Yakut kırmızılığın var tenimde"…
Her şey tas tamam da eksikliğim bir sensin
Damlaya damlaya eksiliyor her bir şey eksikliğinden
Tebessümümü asıyorum gönül kundağımdan dudaklarının pembe rengine
Sinende mühürlü dudak izlerim
Attığın her adıma hasret örsün
Unutma eksildiğim kadar eksileceksin...
" Yüreğin kırılgan gül sayfaları motifinde
Kaleme sarılacak pamuktan narini ellerin "...
Uykuya adadığın gözlerin
Yağmalanacak uykusuz gecelerimin gölgeli düşlerinde
Kırılgan yüreğime sarf ettiğin hüznün dokunaklı sözlerine
İsyanlar başlatacak
Uyuklamanın dil ile dudak ritminde
Hüznümü hüznüne karacak
Pişmanlığa adım atacaksın...
"İki gönül arası mesafe fersah
Kederine ahraz kalacak kalabalıklar"...
İstismara uğradığı vakit gönlün
Sevda seslenişlerim İsrafil çalgısını anımsatacak
Sızladıkça yüreğimin aşk melodilerini kalbin semahında
Yüreğin kıyamet ürpertisine kapılacak
Vurgun yaptığın yürekten vurulunca
Yoklumla sarsılacaksın...
"Mum ateşi eriyişi gibi eriyecek,
İsmimle sırlara karışacaksın"...
Dokundukça boynuna taktığım denizyıldızına
Yüreğimin karasularına hapsolacaksın
Fıtratını unuttuğun gün
Tan vakti sabahına kavuşacaksın
Her yer Aşk çıkmazın
Anımsadıkça yüreğimde gül halini
Gönlüm haline ağlayacaksın...
"Hadi kime niyet edersen et
Kısmetin çektiğim hasretim olsun"...
Dilersen tiyatro sahnelerinde kötürüm hislerle romea ve jüliete aşk göster
Perdeler kapandığı an vardığın düşler kime yetecek
Şimdi durup düşünebilirsin bir müddet
Veya hiç durmadan bu kenti terk et
Unutma gönlün zevale düştüğü vakit
Gönlün ayakların seni bana getirecek...
Kayıt Tarihi : 14.1.2025 09:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!