Ve bu gün çıktın tahta!
Vezirin;
Fermanını duyurdu halka,
Duymayan kalmadı…
Ülkenin en ücra köşesinde,
Yaşayanlar da uydu bu fermana…
Bu akşam yola çıktım,
Sensiz dönmem eve.
Perdeler çekili kalmış,
Kokun sinmiş her yere…
Gözlerimde belirdi yaş,
Yaşandı bir gün daha yeni yıldan.
Zaman su gibi akıyor anlamadan.
Hasretim artıyor sana durmadan.
Gözlerim ağlama ne olur ardından…
Bu hasret bir gün bitecek inanıyorum.
Şimdi seni andım,
Gözlerin geldi aklıma.
Seni çok seviyorum,
Dediğin takıldı kafama!
Beni sevmişmiydin gerçekten?
Güneş elini çekti çekecek,
Gün oluyor başka alemlerde.
Her şey hazır olmuş geceye,
Başladı yıldızlar gelmeye…
Sahnede alırken ay yerini,
Pişman değil pişkinsin.
İnsanlıkta miskinsin…
Sözünün eri değil,
Bir de erkeksin…
Allah’a(cc) akitte dönek,
Sen gözümde bir hiçsin…
Dilim,
Yalvarır sana.
Ellerim,
Dokunmak ister.
Gözlerimin,
Bir isteği var ki!
Seni aradım bu gece,
Rüyalarıma gir istedim.
Herşeyimle ben,
Senin olayım istedim...
Nereye baksam,
Seni göreyim istedim.
Hasretini duyduğum zaman,
Bütün tüylerim dikilir…
Sana aşık olmuşsam,
Hasreti böyle çekilir…
Yaradanım,
Bu sevgiyi bana vermiş,
Kişiyi gözü günaha sokar,
En çok ta dili!
Gören gözü söyleyen dili,
Kullanmasını çok iyi bilmeli!
Ocak/2002




-
Coşkun Arslan
-
Ebru Ercan
-
Abdulvahap Yektir
Tüm Yorumlarguzel eser
kutluyorum kaleminizi ve sizi.tüylerim ürperdi inanın çok güzel yüreğinize sağlık...saygılar
Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık iyi günler dilerim...tam puan