Hānedan yasçısı biri
Emperyal arzunun yılmaz bekçisi
Biri emir eri
Hazır olda dinler arasa bir asker ve çalsa görüntüsüz telefon
El ālemin diyorum
Russel ve einstein gibi insāniyet mimarları düşer de aydınlar kotasına
Geçti pençesi zamanın
Kürek kemiklerime
Söküldü kanatlarım
Düştüğümde ganimet peşine
Rızık yerine
.
Adâletin hiç değilse aa'sı vardı ülkede
Hükümetçe o aa'dan da şikâyet yeni çıktı
.
Paran kadar avukat tut diyor yeni mahkeme
Akçe ile gerçekleşen adalet yeni çıktı
.
Yürüdüm bir dağ silsilesini
Sıfıra mı sonsuza mı uzayan
Peşimdeydi
O kara
O zehirli
O bitimsiz
Rûha dik duruş yaraşır ey şâir
Ağlamak iyi gelir göze ve gülmekse yüze
Cheese de ve gülümse
Aç pencereni şimdi hayata merhaba de
Rûha dik duruş yaraşır ey şâir
Cesettim
Her şey yolundaydı
Ağrım yoktu
Borcum yoktu
Üşümüyordum
Terlemiyordum
Öğrenciyi koyun sayan eğitim
Hasta başı kâr sağlayan tabâbet
Kavga başı cukka toplayan hukuk
Ahmaklıktan fayda sağan siyaset
.
Sabret milletim sabret
Kümülüstüm öyle.. gri
Ziyâde beyaz
Göğün bir katında seyyar
Günlerce
Gülistânım
(...)
.
(Burada şair sahneye çıkar ve halkın kulak kesilmeyi âdet edindiği platformda iştahla müstebitim anonsunu yapmakta olan cazgırın sesini bastıracak şekilde sitem dolu şu şiiri haykırarak birden infilâk eder.)
.
Otur oturduğun yerde kardeşim!
İzlenecek bir takım programlar ara
I
Ah bu nisan yağmurları
Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın
Yağıp bitiyor
Bitsin
.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!